(2821 S. K. m. 61) (818 S. K. m. 84, 101)
Dava: Hizmet-İş Sendikası adına Avukat Hüseyin Öz ile Göre Belediye Başkanlığı aralarındaki dava hakkında Ankara 7. İş Mahkemesi'nden verilen 3.7.2008 günlü ve 327-337 sayılı hüküm davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N.Çoruh tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca sendika üyelik aidatı ve faiz alacağının ödetilmesine ilişkindir.
Davacı, davalı belediye ile aralarında 15.04.2000-14.04.2002, 15.04.2002-14.04.2004, 15.04.2004-14.04.2006 ve 15.04.2006-14.04.2008 tarihlerini kapsayan toplu iş sözleşmesi imzalandığını, dava dönemi içerisinde davalıya bağlı iş yerlerinde çalışmakta olan işçilerin, bu toplu iş sözleşmelerinden yararlandıklarını, yasa, sendika tüzüğü ve toplu iş sözleşmeleri gereğince davalı işverenin sendika üyesi işçilerin ücretlerinden üyelik aidatı ve toplu iş sözleşmelerinden dayanışma aidatı ödemek sureti ile yararlanmak isteyen işçilerin ücretlerinden dayanışma aidatları kesmesi, bildirilen banka hesabına yatırması gerektiği halde yatırmadığı belirtilerek 15.04.2000-15.05.2006 döneme ait sendika üyelik ve dayanışma aidatı asıl alacağının toplu iş sözleşmeleri gereği ödenmesi gereken tarihten itibaren bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranları üzerinden temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline, davalı tarafından yapılacak olan kısmi ödemelerin B.K.'nun 84. maddesi gereğince öncelikle faiz ve diğer feri alacaklara mahsup edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, toplu iş sözleşmesi gereğince sendika kesintisinin her sendika üyesi için bir yevmiye kadar olduğu belirtilerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının, bilirkişi raporu doğrultusunda aidat alacağının dava ve ıslah tarihinden itibaren en yüksek işletme kredi faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı tarafından Borçlar Kanunu'nun 84. maddesi gereğince üyelik ve dayanışma aidatı alacağının geç ödenmesinden kaynaklanan temerrüt tarihinden ödeme tarihine kadar işleyen faizi alacağının 1.000,00 YTL'sinden 3.7.2008 tarihli oturumda vazgeçildiğinden bu miktarın söz konusu vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı, sendika aidat alacağı için, faiz başlangıcının toplu iş sözleşmelerinde belirtildiğini, sözleşmelerde öngörülen tarihlerden itibaren faize karar verilmesi gerekir iken dava ve ıslah tarihinden itibaren işletme kredisi faizi yürütülmesinin Toplu İş Sözleşmelerinin 14 ve B.K.'nun 101 maddesi ile yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir
2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesinin birinci fıkrasında: İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesini tarafı olan işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine, işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilerin yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya göndermeye mecburdur aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, Yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerini uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır denilmektedir.
Borçlar Kanunu'nun Borçlunun temerrüdü başlıklı 101. maddesinin birinci fıkrasında Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. İkinci fıkrasında ise Borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen ihbarda bulunmak suretiyle tesbit etmiş ise, mücerret bu günün hitamı ile borçlu mütemerrit olur. Hükümleri yer almaktadır.
Davacı sendika ile davalı işveren arasında 15.04.2000-14.04.2002, 15.04.2002-14.04.2004, 15.04.2004-14.04.2006 ve 15.04.2006-14.04.2008 dönemlerini kapsayan Toplu İş Sözleşmelerinin 14. maddelerinde işverence işçi ücretlerinden kesilen sendika aidatlarının, ücretlerin ödendiği günü takip eden (7) gün içinde herhangi bir ihtara lüzum kalmaksızın sendikanın bildireceği banka hesabına yatırma zorunluluğu belirtilmiştir. Diğer bir deyişle taraflar toplu iş sözleşmelerinde, sendika üyelik ve dayanışma aidatlarının hangi sürede ödeneceğini belirlemişlerdir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden yasa ve toplu iş sözleşmeleri gereğince davacı sendikanın 10.8.2000, 29.4.2002, 16.3.2004 ve 27.2.2006 tarihli yazıları ile üyesi olan işçilerin listesini ve banka hesap numarasını davalıya bildirmiş olduğu saptanmaktadır. Toplu İş Sözleşmesinde aidatların ödeme tarihi de kesin olarak belirlenmiş olup, davalı işveren sözleşmede belirlenen süre sonunda mütemerrit durumuna düşmüştür. Ayrıca ihtara gerek bulunmamaktadır.
Davacı sendika 3.7.2008 tarihli oturumda 1.000,00. YTL'lik faiz talebinden vazgeçmiştir.
Bu durumda, öncelikle işveren tarafından 3.7.2008 tarihli oturumdaki vazgeçme nedeniyle işveren tarafından dava açıldıktan sonra ödenen bilirkişi tarafından birikmiş faiz alacağından düşülen 1.000,00. YTL'nin asıl alacaktan düşülmelidir. Daha sonra üyelik ve dayanışma aidatlarının alacaklarının ücretlerinin ödendiği tarihi takip eden 7 gün içerisinde sendikaya ödenmesi gerektiği, bu süre içerisinde ödenmediği için işverenin temerrüde düştüğü kabul edilerek her ay için hesaplanan ve hüküm altına alınan asıl alacağa saptanan temerrüt tarihinden itibaren en yüksek işletme kredisi faizi yürütülerek davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy