(507 S. K. m. 1, 2) (4857 S. K. m. 4) (5362 S. K. m. 3, 76)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, görevsizlik kararı vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi K.Keleş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 8.7.2000 tarihinden 15.01.2007 tarihine kadar kesintisiz olarak davalıya ait işyerinde çalıştığını belirterek ihbar tazminatı, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı isteğinde bulunmuştur.
Davalı; işyerinin 507 sayılı Yasanın 2. maddesi kapsamında bir işyeri olduğunu davacı hakkında İş Yasası hükümlerinin uygulanamayacağını savunarak görev itirazında bulunmuştur.
Mahkemece davalıya ait işyerinin 4857 Sayılı İş Yasasının 4/I maddesindeki istisna kapsamında kalan işyerlerinden olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
507 sayılı Kanunun 2. maddesinde İster gezici olsun ister bir dükkan veya bir sokağın belli yerinde sabit bulunsunlar ticari sermayesi ile birlikte vücut çalışmalarına dayanan ve geliri o yer ve gelenek ve teamülüne nazaran tacir niteliğini kazanmasını icap ettirmeyecek miktarda sınırlı olan ve bu bakımdan ticaret sicili ve dolayısıyla ticaret ve sanayi odasına kayıtları gerekmeyen, ayni niteliğe (sermaye unsuru olsun olmasına) sahip olmakla beraber, ayrıca çalıştığı sanat, meslek ve hizmet kolunda bilgi, görgü ve ihtisasını değerlendiren hizmet, meslek ve küçük sanat sahipleriyle bunların yanında çalışanlar ve geçimini sınırlı olarak kamyonculuk, otomobilcilik ve şoförlükle temin eden kimselerin 1. maddede belirtilen amaçlarla kuracakları dernekler bu kanun hükümlerine tabidir denilmektedir.
507 sayılı kanun 21.06.2005 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5362 Esnaf Ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunun 76. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Bahsi geçen yeni yasal düzenlemede esnaf ve sanatkâr tanımı değiştirilmiştir. Yeni düzenlemeye göre; Esnaf ve sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseleri olarak belirtilmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının İstisnalar başlığını taşıyan 4. maddesinin I bendinde mülga 507 sayılı yasanın 2. maddesine atıfta bulunularak anılan madde uyarınca üç kişinin çalıştığı iş yerlerinde ve iş ilişkilerinde İş Yasası hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olayda ikili bir ayırıma gitmek gerekecektir.
5362 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 21.06.2005 tarihinden sonraki çalışma dönemi için ise yeni düzenleme de ... geçimini sınırlı olarak kamyonculuk, otomobilcilik ve şoförlükle temin eden... ibaresi yer almadığı için anılan yasanın 3. maddesindeki; İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseleri esnaf ve sanatkar olarak kabul edilmeli ve bu tanıma uygun işlerde ve iş ilişkilerinde üçten az kişinin çalıştığı işyerleri iş yasası kapsamı dışında tutulmalıdır. Bu tanıma uygun işyerlerinde üçten fazla kişinin çalıştığı işyerleri iş yasası kapsamında değerlendirilmelidir.
Somut uyuşmazlığa bu açıklamalar ışığında bakıldığında davacının yukarıda bahsedilen 507 ve 5362 sayılı yasalar döneminde de çalışma iddiası vardır, zaten hizmet süresi konusunda taraflar arasında ihtilaf yoktur. Bu konuda çözümlenmesi gereken nokta 507 ve 5362 sayılı yasanın yürürlükte olduğu çalışma döneminde davalının esnaf olup olmadığıdır. Anılan yasalardaki esnaf tanımının farklılık arz etmesi karşısında davacının her iki yasanın ayrı ayrı esnaf tanımı içinde olup olmadığı tespit edilerek davaya bakmakla görevli mahkemenin iş mahkemesi olup olmadığı belirlenmelidir. Davalı vekili tarafından görev noktasından itirazda bulunulduğu gibi, mahkemelerin görevli kamu düzenine ilişkin olduğu kabul edilerek bu konu mahkemece de re'sen araştırılmalıdır. Mahkemece eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy