(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 7, 32, 41)
Dava: Davacı, kıdem, izin, fazla çalışma ücreti, ikramiye, ücret, kıdem teşvik primi, sosyal hak ve yardım alacakları ile ücretinden kesinti yapıldığı halde ödenmeyen vergiler sebebiyle ödemek zorunda kaldığı vergi cezalarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi Ş.Çil tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin hak kazandığı kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken süre konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Davalı işveren 2004 ve 2005 yıllarında geçici işçi olarak görev yapan davacı işçinin yılda 11 ay süreyle çalıştığını ileri sürmüştür. Sosyal Sigortalar Kurumu kayıtlarında da belirtilen yıllarda eksik çalışma söz konusudur. Öte yandan davalı işverence düzenlenen kıdem tazminatı bordrosundan belirtilen yıllar için kesintisiz çalışma kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Mahkemece konu üzerinde yeterince durulmamış ve gerçek durum açıklığa kavuşturulmamıştır. Konuyla ilgili olarak eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı işçi çalıştığı sırada işverence yapılan bazı ödemelerde gelir vergisi kesildiği halde vergi dairesine yatırılmamış olması sebebiyle cezalı olarak gelir vergisi ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek uğradığı zararın işverenden tahsili yönünde istekte bulunmuştur.
Mahkemece, işveren hakkında davacı işçinin daha önce açmış olduğu bazı davalarda tahsile karar verilen ana para ve faizler toplamı yerine, ana paradan gelir vergisi düşüldükten sonra faiz işletildiği ve bu şekilde eksik vergi ödendiği, vergi yükümlüsü olan davacının cezalı olarak gelir vergisini ödeme zorunda kaldığı gerekçesiyle, cezalı ödenen tutarın tahsiline karar verilmiştir. Davacı işçi ile ilgili olarak vergi dairesine işverence yapılan ödeme belgeleri dosya içinde bulunmamaktadır. Daha önce açılan davalarda hüküm altına alınan miktarların sadece ana paradan gelir vergisi düşülmüş olması halinde işlemiş faiz alacaklarından gelir vergisi düşülmemiş olur. Bu durumda davacı işçiye olması gerekenden daha fazla ödeme yapılmıştır. Başka bir anlatımla, faiz alacaklarından gelir vergisi kesilmemiş ise davacı işçinin mükerrer yararlanması gibi bir durum ortaya çıkabilir. Bu konu araştırılmalı ve faizden gelir vergisi kesilmemişse, vergi dairesince davacı işçi hakkında tarh edilen ana para yönünden davalı işverenin sorumlu olmadığı kabul edilmelidir. Bu ihtimalde, vergi kesintilerini yasaya uygun olarak yapma ve ilgili vergi dairesine yatırma görevi işverene ait olmakla zamanında yerine getirilmeyen bu işlem sebebiyle işçinin ödemek zorunda kaldığı verginin ceza kısmından davalı işveren sorumlu olur. Faiz alacaklarından da gelir vergisi kesilmiş olmakla birlikte işverence vergi dairesine yatırılmamış ise, istekle ilgili olarak şimdiki gibi karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy