(2821 S. K. m. 31) (4857 S. K. m. 15, 18, 19, 20, 92) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve sendikal nedenle feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan ve sendikal nedenle feshedildiğini belirten davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve işe başlatmama tazminatının 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 31/6 maddesi uyarınca belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının iki dönem çalışması olduğunu, ilk dönemin ile istifa etmesi sonucu sonlandığını, son dönemde ise deneme süresi içinde iş sözleşmesinin feshedildiğini, bu nedenle davacının işe iade isteyemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iş müfettişi bilirkişiden alınan rapora ve savunmaya itibar edilerek, davacının iş sözleşmesinin deneme süresi içinde feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayandığı, işverenin deneme süresi içinde tazminatsız fesih hakkı bulunduğu, sendikal neden iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için fesih bildirimin yapıldığı tarihte aynı işverene ait işyeri veya işyerlerinde fasılalı da olsa iş ilişkisine dayalı kıdeminin en az altı ay olması gerekir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 15. maddesinde taraflarca iş sözleşmesinde bir deneme süresi kararlaştırılabileceği, bu sürenin iki ay olduğu, Toplu İş Sözleşmesi ile bu sürenin 4 aya kadar çıkarılabileceği, bu süre içinde tarafların tazminatsız ve bildirimsiz fesih hakkının bulunduğu hükme bağlanmıştır. Aralıklı çalışma ile zincirleme olarak yenilenen ve devam eden iş sözleşmelerinin kapsadıkları deneme kaydı, ilk sözleşme ayrık tutulmak şartıyla, bir hüküm ifade etmez. Zira denenmiş bir işçinin, yeni bir durumun bunu gerekli kılması dışında, tekrar ve tekrar denenmesini haklı kılacak bir nedeni bulunmadığından, sonraki sözleşmelerde deneme kaydının bulunması sonuca etkili değildir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2 maddesi uyarınca feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi fesihte sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasında bulunacaktır. İspat yükü ise işverendedir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi durumunda, bu iddiasını ispatla yükümlüdür (m. 20/f.2). İşçinin feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi ve bunu ispatlaması, işverenin geçerli fesihle ispat yükünü ortadan kaldırmaz.
Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 92/son maddesi uyarınca, çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir.
Her şeyden önce, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 275. maddesinde belirtildiği gibi, mahkeme çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin görüşüne başvurabilir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez. Somut uyuşmazlıkta mahkeme hakiminin genel hukuk bilgisi ile çözümlenmesi mümkün olan feshin haklı, geçerli veya sendikal nedene dayanıp dayanmadığı konusunda bilirkişiden rapor alması anılan usul kuralına aykırıdır.
Dosya içeriğine göre, davacının kayıtlara göre 01.06.2006 tarihinde işe girdiği, iş sözleşmesinin 11.12.2006 tarihinde sonlandığı, tekrar 07.01.2008 tarihinde deneme kaydı içeren iş sözleşmesi ile işe alındığı, ancak davacının 03.12.2007 tarihinde sendika üyesi olduğu, bu kaydın ve tanık anlatımının davacının sigorta kaydının gecikmeli yaptığı iddiasını doğruladığı, davacının ikinci dönem çalışmasının 03.12.2007 tarihinden önce başladığı, çalışırken 07.01.2007 tarihinde deneme süreli iş sözleşmesinin imzalandığı, iş sözleşmesinin verimsiz olması ve beklenen yararı sağlayamaması nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca feshedildiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, davalı işyerinde 03.12.2007 tarihinde 79, 04.12.2007 tarihinde 6, 25.12.2007 tarihinde 4 ve 17.01.2007 tarihinde 6 olmak üzere toplam 95 işçinin sendika üyesi olduğu, ancak bu süreçte toplam 28 işçinin yeni işe alındığı, sendika üyesi işçilerden 44 kişinin üyelikten istifa ettiği, davacı dahil yaklaşık 20 işçinin iş sözleşmelerinin sona erdirildiği, davacı ile birlikte 9 işçinin görev yerlerinin değiştirilmesi nedeni ile iş sözleşmelerinin tazminatları ödenerek feshedilmesine yönelik 13.12.2007 tarihinde dilekçe verdikleri, sendika üyeliğinden istifa eden işçilerden çıkartılan olmadığı, sendika üyeliğinden istifa için noter masraflarının davalı işveren tarafından karşılandığı, yeni alınan işçilerin ve işten ayrılanların sayısının sendikanın yetki almasını etkilediği saptanmıştır. Nitekim sendikanın şikayeti üzerine denetim yapan iş müfettişi raporunda, İşyerinde asılan duyuruda Arkadaşların Noter Masrafları Maaşlarında kesilmeyecektir, masraflar firmaca karşılanacaktır yazısının işverene ait olduğu, sendika üyesi işçilerin üyelikten istifa ettirilmesi ve sadece sendika üyesi 20 işçinin çıkartılması, feshin sendika üyeliğini engelleme için yapıldığı tespitinde bulunmuştur.
Somut uyuşmazlıkta, davacının işyerinde aralıklı da olsa kıdemi 6 aydan fazladır. İş güvencesi kapsamında çalışmaktadır. Sorun ikinci dönem çalışması sırasında imzalanan iş sözleşmesindeki deneme kaydının geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Yukarda açıklandığı gibi, davacı ilk dönem çalışması sırasında denenmiştir. İkinci dönem çalışması sırasında ve iş sözleşmesi devam ederken, imzalanan ve deneme kaydı içeren sözleşmedeki deneme kaydı geçerli değildir. Davacının davranışlarından kaynaklanan nedenle iş sözleşmesi feshedilmiştir. Geçerli neden kanıtlanmadığı gibi, davacının davranışlarından kaynaklanan nedenle ilgili 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19/2 maddesi uyarınca savunması da alınmamıştır. Fesih geçerli nedene dayanmamaktadır. Davacı iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini iddia etmiştir. Yukarda ki açıklamalar ve olayların gelişimi de feshin sendikal nedene dayandığını göstermektedir. Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulü yerine reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 31/6 maddesi uyarınca davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yapmış olduğu, 250.00YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 500-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak, 13.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy