(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 32, 41)
Dava ve Karar: Davacı, kıdem tazminatı, izin, fazla çalışma ücreti ve ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma ücretlerinin tam olarak ödenip ödenmediği ve buna göre davacı işçinin iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davalı işveren hakların tam olarak ödendiğini savunmuş ve buna göre işçinin feshinin haklı nedene dayanmadığı beyan edilmiştir. Mahkemece savunmaya değer verilerek isteklerin reddine dair karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili süresi içinde temyiz etmiştir.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün olmadığı görüşü Dairemizce ilke kararı olarak benimsenmiştir. Gerçekten, fazla çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatil gümlerinde çalışmaların gösterildiği ve karşılığında zamlı ücret tahakkuklarının yer aldığı bordro işçi tarafından imzalanmakla içeriğinin kabul edildiği anlamı ortaya çıkmaktadır. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
İş Hukuku, işçi haklarının korunması noktasında sürekli ileriye dönük ve gelişimci bir karaktere sahiptir. Değişen çalışma koşulları ve ekonomik göstergelere göre yeni kurallara ihtiyaç duyulsa ve esnekleşme çabaları İş Hukukunun diğer bir yönü olsa da, işçinin korunması temel amaç olarak varlığını hissettirir. Yasal bir hakkın kötüye kullanımının dahi korunmadığı bir hukuk düzeninde, içtihat birliğinin sağlanması temel amacına yönelik olarak Dairemizce ilkeye bağlanan hususların kötüye kullanılamayacağı açıktır.
İşçinin çalışmaları karşılığı tam olarak bordroda gösterilmediği halde tahakkuk belgesinde imzası alınmak suretiyle haklarının ortadan kaldırılması kabul edilebilir bir durum değildir.
Somut olayda davacı işçi fazla çalışmaların tam olarak ödenmemesini fesih nedenleri arasında göstermiştir. Davacı tanıkları günde 2 vardiya usulüne göre her gün 12 saat çalışmayı açıklamışlar, davalı işveren tanıklarından biri günde 3 vardiya yapıldığını açıklamış, diğer davalı tanığı vardiya ve çalışma saatleri konusunda beyanda bulunmamıştır. İşyerinde keşif yapılmış ise de iş güvenliği uzmanı makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda tanık beyanlarındaki çelişkiye dikkat çekilmemiş ve işyeri kayıtları üzerinden incelemeye gidilerek günde kaç vardiyanın olduğu konusu netleştirilmemiştir. Hesap bilirkişi raporunda da işyerinde günde 3 vardiya ya da 2 vardiya çalışıldığından söz edilmiştir. İşyerinde günde 12 saat çalışma şeklinde 2 vardiya uygulandığı bir çalışma şeklinde davacı işçinin bordrolarda görünenin çok üzerinde fazla çalışma yaptığı kabul edilmelidir. Dosyaya sunulan davacının imzasını taşıyan bordrolarda çoğunlukla ayda birkaç saat fazla çalışma ücreti tahakkuk ettirilmiştir.
Mahkemece işyeri kayıtları getirtilmeli ve günde kaç vardiya olduğu hususu vardiya kayıtları ve diğer belgelerden belirlenmelidir. İşyerinin Bölge Çalışma Müdürlüğünce yapılan olağan denetime dair inceleme raporları da getirtilmelidir. Gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak, işveren kayıtları ile dosya içeriğine göre fazla çalışmaların tam olarak ödenip ödenmediği üzerinde durulmalı ve sonucuna göre fazla çalışma ücreti istekleri ile kıdem tazminatı yönlerinden bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy