(4857 S. K. m. 18) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş.K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı 03.08.2005 tarihinde fabrikaya gelen ve kim olduğu işçilere tanıtılmayan bir şahsın kendisinin su içtiği sırada mola harici su içemezsin diye uyardığını, ertesi günde işine son verildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatlarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı ise davacının işine son verilmediğini işyerini haksız bir şekilde kendisinin terk ettiğini savunmuştur.
Mahkemece amirinin talimatına tepki gösterip işyerini terk ettiği, çalışma kurallarına uymadığı, bu durumun işveren yönünden haklı fesih sebebi olduğu halde işverence akdin feshedilmediğini, işverenin tercih hakkı verici sözlerini fesih gibi algılayıp işi bıraktığı kanaatına varıldığı gerekçe gösterilerek ihbar ve kıdem tazminatı istekleri reddedilmiştir.
Karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık akdin kimin tarafından feshedildiği ve haklılığı noktasındadır.
Davacı akdin işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerken davalı ise davacının işyerini terk ettiğini savunmaktadır.
Dosya da mevcut 4.8.2005 tarihli fesih yazısında davacının 03.08.2005 günü amirinin talimatına karşı gelip, tepki göstererek işyerini terk ettiği gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu 25. madde uyarınca akdin feshedildiği belirtilmektedir. Davalı, iş akdinin işçi tarafından haksız feshedildiğinin öğrenilmesi üzerine fesih işleminin uygulanmasına fiili ve hukuki bir yarar kalmaması nedeniyle gerek görülmediğini belirtmiştir.
Somut olayda işveren tarafından işçilerin su içebilmeleri için işyerinin muhtelif yerlerine su sebilleri konulmuştur. Tanık anlatımlarına göre davacının işyerinde bulunan su sebillerinden su içtiği sırada önceden tanımadığı, yeni işe başlayan üretim müdürü tarafından mola dışında su içtiği gerekçesiyle uyarıldığı, yaşanan tartışma neticesinde işverence işten çıkarıldığı açıktır.
İş Kanunu'nun 18/1. maddesine göre işçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir Davranışının varlığı gerekir, işçi kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir, işçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
Somut olayda davacının iş akdinin fesih sebebi çalışma saatleri içerisinde çalışma alanında mevcut su sebilinden su içmesidir. İşçinin davranışı ile fesih arasında ölçülülük bulunmamaktadır. Davacının işyerinde süreklilik kazanan işe olan ilgisinin ve sorumluluk duygusunun yetersizliğini gösteren davranışları bulunmamaktadır. Fesihle davacının eylemi arasında açık bir orantısızlık mevcut olup davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabulü gerekirken reddedilmesi hatalıdır.
3-Kısmi dava konusu yapılan miktarlar bilirkişi raporu doğrultusunda arttırılmasına ilişkin ıslah dilekçesinde davacının faiz talebi bulunmadığı halde Mahkemece HUMK. 74. maddesi uyarınca talep aşılarak ıslahla arttırılan miktarlara faiz yürütülmesi de hatalıdır.
Kabule göre faiz başlangıçlarının da hüküm fıkrasında gösterilmemesi de hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
T.C.
AMASYA
İŞ MAHKEMESİ
E: 2007-529
K: 2008/240
Davacı vekili tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında; Müvekkilinin davalıya ait işyerinde 400,00.YTL aylık ücretle kalite kontrol şefi olarak 01.03.1997-04.08.2005 tarihleri arasında çalıştığını,03.08.2005 günü işyerinde davacının su içtiği sırada işçilerce tanınmayan bir şahsın mola sırasında su içmeyeceği yolunda davacıyı uyardığında davacının havanın sıcak olup fabrikanın 2 ana noktasına sebil konduğunu ve ayrıca o şahsa kim olduğunu sorduğunda, o şahsın yine istirahat süresince su içebileceğini söyleyince davacının konuyu işverene intikal ettirdiğin de, işverenin işine gelirse aha iş, işine gelmezse aha kapı diyerek davacının hizmet akdini 04.08.2005 tarihinde fesih ettiğini, haklarını ödemediğini, davacının hafta içi her gün 3-4 saat fazla mesai yapıp Cumartesi günleri 08-12 arası mesai yaptığını, yılda 20-25 Pazar günü çalıştığını, 18 gün ücretli izin hakkı olduğu halde 13 gün izin verildiğini, Buna göre Kıdem tazminatı olarak 2.000,00.YTL, İhbar tazminatı olarak 100,00.YTL, Fazla, Mesai olarak 100,00.YTL, Hafta Tatili alacağı olarak 100,00.YTL, Yıllık izin ücret alacağı olarak 50,00.YTL olmak üzere toplam 2.350.00.YTL alacağın kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraflara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında: Davacının işine son verilmeyip davacının kendisinin işten haksız ve usulsüz olarak ayrıldığını, diğer taleplerinin dayanaksız olup zamanaşımı olduğunu, buna göre davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının işyeri dosyası ile SSK kayıtları ile hizmet cetveli celp edilip, dosyaya konmuş olup tarafların tanıkları dinlenerek, hesap bilirkişi raporu alınmak üzere dosya Ankara Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilerek hesap bilirkişinden rapor alınmıştır.
Hesap Bilirkişi raporunda özetle: Kıdem tazminatı alacağının 3.679,66.YTL ihbar tazminatının 912,24.YTL,Yıllık ücretli izin alacağının 81,45.YTL, Fazla mesai alacağının 3.099,98. YTL., Hafta Tatili alacağının bulunmadığını, takdirin mahkemeye ait olmak üzere belirtmiştir.
Davacı vekili yargılama sırasında dava dilekçesini, dava değeri yönünden bilirkişi raporuna göre ıslah ederek ıslah harcını yatırmıştır.
Mahkememiz tarafından yapılan yargılamada davacının davalıya ait işyerinde 400,00.YTL aylık ücretle kalite kontrol şefi olarak 01.03.1997-04.08.2005 tarihleri arasında çalıştığı, dosya ya ibraz edilen 04.08.2005 tarihli tutanak uyarınca ve tanık beyanlarına göre, davacının 03.08.2005 tarihinde fabrika sahasında paketleme bölümünde amirinin verdiği talimata tepki gösterip işyerini terk ettiği, görevin ifasında ve işyeri disiplinin sağlanmasında şirketin talimatlarına ve çalışma kurallarına uymadığı ortada işveren açısından haklı nedene dayalı fesih sebebi olduğu halde işverenin akdi feshetmediği ve davacının haklı bir nedeni olmadığı halde işverenin tercih hakkı verici sözlerini fesih gibi algılayıp işi bıraktığı kanaatine varıldığından ihbar ve kıdem tazminatı yönünden davanın reddi gerektiği, yine davacının pazar günleri çalıştığına dair delil ve belge ibraz edemediği anlaşıldığından hafta tatili ücreti takdirine yer olmadığı kanaatine varılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,
a- Davacının 81,45 YTL yıllık ücretli izin alacağının mevduata uygulanan en yüksek faize ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b- Davacının 3.099,98 YTL fazla mesai alacağının mevduata uygulanan en yüksek faize ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3- Alınması gerekli 143,16YTL' harçtan den peşin alınan 105,00 YTL harcın mahsubu ile bakiye 38,16 YTL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 500,00 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5- Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 551,00 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6- Davacı tarafından yapılan toplam 212,20 YTL yargılama giderinin %40'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05.06.2008 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy