(4857 S. K. m. 17, 22) (1475 S. K. m. 14)
Dava ve Karar: Davacı, karşı davalı kıdem, ihbar tazminatının ödetilmesini istemiş, davalı karşı davacı ise ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, asıl davayı reddetmiş karşı hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ö. F. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılarla toplanan delillere ve kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı işverene ait işyerinde 1.4.2002 tarihinde ceket ünitesinde ütücü olarak çalışmaya başladığını, ancak 2004 yılı Kasım ayında kendisine hiçbir bildirim yapılmadan pantolon ünitesinde çalıştırılmaya başlandığını, çalışmaya başladığı bu yeni ünitede, ütü şefi tarafından hakarete uğradığını ve arkadaşları içerisinde küçük düşürüldüğünü, bu durum üzerine, davacının daha fazla yıpranmaması için tekrar eski bölümünde çalıştırılmaya başlandığını, üretim müdür tarafından da bir daha görev yeri ve çalışma koşullanma değiştirilmeyeceği konusunda kendisine söz verildiğini bu nedenle görevinden ayrılmadan devam ettiğim ancak 25.8.2006 tarihinde üretim müdürü tarafından yeniden pantolon ünitesinde çalıştırılacağının işçiye söylendiğini, hem sözlü olarak, hem de 25.8.2006 tarihli ihtarname ile bu değişikliği kabul etmediğini davalı işverene bildirdiğini, bu durum üzerine işveren davacıya bir daha işe gelememesini söylediğini ve iş akdine son verildiğinin belirtmesi üzerine işyerine gitmediğini belirterek iş sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiası ile kıdem ihbar tazminatının ödetilmesini isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacı işçinin hakarete uğraması veya küçük düşürülmesinin söz konusu olmadığını, davalı işverene ait işyerinde iş programı, sipariş yoğunluğu, personel durumu gibi planlamaya ilişkin faktörler göz önünde bulundurularak çalışanların işletme içerisindeki çalışma düzenlerinin belirlendiğini, ancak bu durumun çalışma koşullarında esaslı değişikliğe sebep olmadığını, davacının istifa etmesi ya da koşullarındaki değişikliği kabul etmesi konusunda tercih yapmaya zorlanmadığını, davacı işçinin işe gelmediğini ve sonrasında ihtarname çekerek iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini beyanla, haksız açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Karşı dava dilekçesi ile de ihbar tazminatı isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, fesih bildirimi ve dinlenen davalı tanık beyanlarından, işçinin geçici olarak pantolon bölümüne kaydırılmak istendiği, davacı işçinin bu durumu kabul etmediği, bunun üzerine işletme müdürünün ya oraya gidersin ya da istifanı verirsin dediği, işletme müdürünün bu sözü üzerine davacı işçinin iş sözleşmesini feshettiği anlaşılmıştır. Davalı işverene ait işyerinde iş yoğunluğuna göre çalışanların çalıştıkları bölümlerin zaman zaman değiştirilebildiği, işyerinde bu durumun çalışma koşullarının bir parçası haline geldiği ve davacı işçinin de öteden beri bu şeklide çalıştırıldığı, bu durumun yönetim hakkından kaynaklandığını bu nedenle, fesih sebebi olarak ortaya çıkan bölüm değişikliğinin 4857 Sayılı Yasanın 22. maddesi anlamında esaslı bir değişiklik olarak nitelendirilemeyeceği gibi, davacı açısından haklı fesih sebebi de oluşturmayacağı, karşı davacı işverenin ise ihbar tazminatı almaya hak kazandığı gerekçesi ile davacı işçinin davasının reddine davalı işveren davasının ise kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü süresi içerisinde davacı vekili temyiz etmiştir.
İş sözleşmesinin işçi tarafından haklı olarak feshe feshedilmediği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Dosya kapsamı ve toplanan delillerden, davacının daha önce pantolon bölümünde çalışırken şefi tarafından hakarete uğradığı, psikolojik taciz - Mobbing'e uğradığı ve bu nedenle ceket bölümüne naklinin yapıldığı anlaşılmaktadır. İşçinin tekrar aynı bölümüne verilmesi işçiye haklı fesih imkanı verir. Bu nedenle davacının kıdem tazminatı taleplerinin hüküm altına alınması ve davalı istenen ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekir iken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy