(1475 S. K. m. 14, 16) (4857 S. K. m. 24)
Davacı, kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Ü. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı
Davacı işçi, davalıya ait işyerinde 01.04.1997 tarihinden 27.12.2002 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, işyerinde çalışırken yüksek gürültü nedeniyle kulaklarında işitme kaybı oluştuğunu, bu nedenle işyerinden sağlık sebepleri ile ayrıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacının 18.11.2002 tarihinde özel sağlık nedenlerinden dolayı işyerinden istifa etmek suretiyle ayrıldığını, kıdem tazminatı talep edemeyeceğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının istifa etmek suretiyle işyerinden ayrıldığı 18.11.2002 tarihinde yürürlükte bulunan 1475 Sayılı Yasanın 16. maddesinde; işçinin haklı fesih halinin ve hangi hallerde kıdem tazminatına hak kazanılacağının düzenlendiğini, bunlar arasında özel sağlık nedeniyle işten ayrılma sebebinin bulunmadığı, dolayısıyla davacının kıdem tazminatına hak kazanamadığı gerekçesiyle, tarafların gösterdiği deliller toplanmadan ve tanıklar dinlenmeden isteğin reddine karar verilmiştir.
Davacı işçi, kulağındaki işitme kaybının, davalıya ait işyerinde çalışırken, yüksek gürültü nedeni ile işin yapılması sırasında oluştuğunu, iş sözleşmesini bu nedenle feshettiğini ileri sürmüş ve kulağında işitme kaybı olduğuna dair yargılama sırasında ve temyiz dilekçesi ekinde buna dair raporlar ibraz etmiştir. 09.03.2004 tarihli Çalışma Bakanlığı müfettiş tutanağında da davacının sağlık sebebini gerekçe göstermek suretiyle işyerinden kendisinin ayrıldığı belirtilmiştir.
Mahkemece, davacının ileri sürdüğü gibi kulaklarında işitme kaybı olup olmadığı, bu işitme kaybının davalının işyerinde işin yapılması sırasında, işin niteliğinden dolayı meydana gelip gelmediği ve davacı işçinin sağlık ve yaşayışı için tehlike oluşturup oluşturmadığı hususları üzerinde durulmamış, o dönemde yürürlükte bulunan 1475 sayılı İş Kanunu'nun 16/1. maddesi uyarınca bir araştırma yapılmamıştır.
Oysa ki mahkemece yapılması gereken iş; dosyadaki raporlarla birlikte, gerekirse davacının bizzat kendisi de ilgili sağlık kuruluşuna gönderilerek, davacının ileri sürdüğü kulağındaki işitme kaybının, davalının işyerinde çalıştığı sırada, işin niteliğinden ve işin yapılmasından doğup doğmadığı ve 1475 sayılı İş Kanunu'nun 16/1. maddesinde belirtildiği şekilde bu durumun işçinin sağlığı ve yaşayışı için tehlike arz edip etmediği yönünde rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu konular araştırılmadan ve davacı işçinin şikayeti üzerine tanzim edildiği anlaşılan Bölge Çalışma Müdürlüğü rapor ve ekleri dosyaya getirtilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.09.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy