(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 41, 57)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ihbar tazminatı, alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Tekbaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının davalıya ait iki adet narenciye bahçesinde bekçilik görevi yanında, traktör sürme işlerinde de çalıştığı, bahçelerin birindeki evde ailesiyle birlikte oturduğu mahkemenin de kabullündedir. Bu durum da bekçilik göreviyle normal yaşamının iç içe girdiği anlaşıldığından anılan görevi nedeniyle fazla mesai yaptığının kabulüne olarak bulunmamaktadır. Böyle olunca anılan isteğin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.02.2009 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı; 1971 yılından beri davalıya ait işyerinde hizmet akdi ile 31.07.2005 tarihine kadar çalıştığını, akdin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatıyla birtakım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili ise Davacının müvekkiline ait işletmede bahçe bakımı, tarla ekip-sürme işlerinde çalıştığını yapılan işin mahiyetine göre davacının İş Kanunu kapsamının da olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili süre tutum dilekçesiyle kararı temyiz etmiştir.
Dairemiz; çoğunluk oylarıyla fazla mesai ücret alacağı yönünden yerel mahkeme kararına bozmuştur.
Dairenin çoğunluk kararıyla azınlık oyları arasındaki uyuşmazlık yapılan işin tarım işi olup olmadığı ve işçinin İş Kanuna kapsamında kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.
Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınmalıdır. İş mahkemelerinin görev alanını hakim, tarafların iddia ve savunmalarına göre değil, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1 inci maddesini esas alarak belirleyecektir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1 inci maddesi uyarınca İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının b bendi uyarınca, 50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde, bu kanun hükümleri uygulanmaz. Kısaca, işçi tarım ve orman işlerinin yapıldığı bir işyerinde çalışan işçi ise, bu işçiyle işveren arasındaki uyuşmazlığın iş mahkemesinde değil, görevli hukuk mahkemesine çözümlenmesi gerekir.
Diğer taraftan, işçi tarım işinde çalışırken bu iş dışında tarım işi sayılmayan ek bir görevde çalışabilir. Örneğin bekçilik, şoförlük gibi, Bu durumda yaptığı işler arasında hangisinin baskın olduğu açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre görevli mahkeme belirlenmelidir.
Somut olaya gelince; iş yerinde 50 den az işçi çalıştığı tartışmasızdır. Dosya kapsamından, davalının Tarsus 2. noterliğinden davacıya gönderdiği 06.06.2005 tarih, 003336 sayılı ihtarnameyle davacının davalıya gönderdiği cevabı yazılanın içeriği, dinlenen tüm tanık anlatımlarından Davacının Davalıya ait 316 dönüm üzerindeki narinciye bahçelerinde çalıştığı süre boyunca ağaç dikim, sulama, ilaçlama, çapalama, budama ve bahçe sürümü işleri yaptığı buradaki evde'de oturup bekçilik görevini de yerine getirdiği anlaşılmaktadır.
316 dönüm üzerinde olan bin narinciye bahçesi üretime yönelik bir işletmedir. Mütevazi bir bahçeli ev olarak kabul edilemez.
Davacının yaptığı iş baskın olarak tarım işidir. Ek iş olarak bekçilik yapmaktadır. Bu tarım iş özelliğini değiştirmez. Davaya genel mahkemede bakılmak üzere yerel mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekirken işin esasına girerek karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır. Daire çoğunluğunun yerel mahkeme kararını esasdan inceleyerek verdiği bozma kararına bu nedenle katılamıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy