(4857 S. K. m. 41) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. P. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı
Davacı, davalı işyerinde çalışmakta iken, iş akdinin haksız olarak feshedildiği, işe 1994 yılının güz mevsiminde başlamasına rağmen yaklaşık 3 yıl sigortasız çalıştırıp 01.05.1997 tarihinde resmi girişinin yapıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ve genel tatil ücreti isteklerinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, davacının işe başlama tarihinin 01.05.1997 olduğunu, tüm çalışma sürelerinin SSK'ya bildirildiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 01.05.1997 tarihinde işe başladığının kabulü ile bilirkişi raporundaki miktarlara göre, istekler hüküm altına almıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı işçinin işe başlama tarihi, dolayısı ile çalışma süresinin ne kadar olduğu noktalarında toplanmaktadır.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde: Davacı tanığı Fatma Düzgün'ün davacının çalıştığını iddia ettiği tarihte işyerinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan tanık beyanı yanlış değerlendirilmiştir. Davacının iddia ettiği tarihten itibaren çalıştığı tanık beyanları ile kuşkuya vermeyecek şekilde ispat edilmiştir. Bu durumda, çalışma süresi bakımından davacı iddiasına değer verilerek isteklerin hüküm altına alınması gerekirken davalı savunmasına göre karar verilmiş olması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy