(4857 S. K. m. 18, 19, 20, 21)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Göktaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçinin işe iade isteğinin kabulüne ilişkin mahkemece daha önce verilen karar, Dairemizce ... feshin son çare olması davalı işverene ait işyerleri kapsamında değerlendirilmelidir. Başka bir anlatımla, aynı şirketler topluluğuna ait başka bir şirkete ait işyerinde işçinin değerlendirilmesi külfeti işverene yüklenemez. Davalı işveren, davacının konumuna uygun başka bir iş bulunmadığını ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; mahallinde veya işyeri kayıtları üzerinde uzman bilirkişi aracılığı ile keşif yapılarak, fesih tarihi itibariyle, davacının davalı şirkete ait işyeri veya işyerlerinde eğitim ve tecrübesine uygun başka bir işte değerlendirme olanağının bulunup bulunmadığını, kısaca feshe son çare olarak bakılıp bakılmadığını belirlemek ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. Yazılı gerekçe ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması hatalıdır gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı şirketin bünyesinde bulunan şirketler dikkate alındığında davacının eğitim durumuna göre bir başka işte değerlendirilme imkanının mümkün olmaması ve taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki 13. madde karşısında davalı şirketin davacıyı şirketler içinde başka bir işte değerlendirme imkanı olup olmadığı araştırmadan iş akdini feshetmesi ve feshin son çare olması ilkesine uyulmaması nedeniyle feshin geçerli nedene dayanmadığı sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda davalı işverenliğe ait işyerlerinde fesih tarihinde ve sonrasında davacının olağan görevine, eğitimine ve iş deneyimine uygun bir iş çıkartımı veya alımının bulunmadığı, ancak iş sözleşmesinin 13. maddesi uyarınca işçinin aynı gruba ait başka bir şirkete değerlendirilmesinin mümkün olduğundan söz edilerek, feshin son çare olması ilkesinin göz önünde bulundurulmadığı sonucuna varılmıştır.
İş sözleşmesinin 13. maddesinde işveren, personelin rızasını alarak Alarko Şirketler Topluluğu içindeki diğer bir şirkete transfer edebilir, personel bununla ilgili olarak sonradan herhangi bir hak iddia edemez, talepte bulunamaz kuralına yer verilmiştir. Belirtilen kural davalı işverenin ve işçinin tasarruflarıyla gerçekleşebilecek bir işlemi öngörmemektedir. İş sözleşmesinin kesin olarak devrini ve işveren değişikliği sonucunu doğuracak böyle bir işlem devralacak işverenin de kabulüne bağlıdır. Feshin son çare olması ilkesi, işverene başka bir işverene ait işyerinde istihdam etme külfetini kapsamaz. Bu nedenle, anılan kural uyarınca davacının aynı şirket topluluğu içindeki diğer bir şirkete değerlendirilmediği gerekçesi ile feshin geçerli nedene dayanmadığının kabulü doğru olmamıştır.
Dava konusu işyerinde davacının değerlendirilebileceği başka bir işin bulunmadığı, davacının yapabileceği işlere yeni işçi alınmadığı bilirkişi raporu ile belirlenmiş olduğuna göre feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilmelidir. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle. 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı (280, 00) YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 500- YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak, 22.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy