(4857 S. K. m. 32) (2822 S. K. m. 61)
Dava: Davacı, ücret , ikramiye ve ilave tediye farkı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Çil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi davalıya ait akü imalatının yapıldığı işyerinde sendika üyesi işçi olarak çalışmaya devam ettiğini, toplu iş sözleşmesinin 60/d maddesi uyarınca işyerini özelliği gereği tehlike pirimi adı altında % 10 zamlı ücret ödendiğini, 06.02.2004 tarihinden sonra işyerindeki ortamın tehlike sınırlarını aşmadığı gerekçesiyle zamlı ücret ödemesinin sona erdirildiğini belirterek ücret, ikramiye ve ilave tediye farklarının ödetilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Merkezince yapılan ve işyerine 06.02.2004 tarihinde ulaşan rapor doğrultusunda işyerinde çalışma ortamının tehlike sınırları içinde olmaması sebebiyle zamlı ücret uygulamasına son verildiğini açıklamış, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, avukat bilirkişiden hesap raporu alınmış ve istek konusu dönem için zamlı ücret ödenmesi gerektiği sonucuna varılarak, davaya konu fark isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
İstek konusu dönem içinde işyerinde uygulanmış olan toplu iş sözleşmelerinin 60/d maddesinde işverene ait bir kısım imalat işyerlerindeki çalışma ortamının, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Merkezince çalışma ortamının tehlike sınırları içinde olduğunun saptanması durumunda % 10 zamlı ücret ödeneceği hükme bağlanmıştır. Davalı işveren 06.02.2004 tarihine kadar davacı işçiye sözü edilen zamlı ücret ödemesini yapmış, bu tarihten sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Merkezince düzenlenen rapor uyarınca zamlı ücret ödemesini durdurmuştur.
Dosya içinde işyerinde davalı işverenin dayandığı, 6-10 Kasım 2003 tarihleri arasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Merkezince yapılan ölçüm raporları dosyaya temyiz aşamasında sunulmuştur. Mahkemece sözü edilen ölçüm raporları getirtilmeden karar verilmesi hatalı olmuştur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Merkezince 6-10 Kasım 2003 tarihleri arasında yapılan ölçümlere dair rapor toplu iş sözleşmesinin 60. maddesi yönünden bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Gerekirse bu yönden uzman bilirkişiden rapor alınmalı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Merkezince yapılan tespitin davacının çalıştığı birim açısından ortamın tehlikeli olarak nitelendirilmesini gerektirip gerektirmediği belirlenmelidir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Merkezince 6-10 Kasım 2003 tarihlerinde yapılan ölçümler ve düzenlenen rapora göre çalışma ortamının tehlikeli olduğu sonucuna varıldığı taktirde, şimdiki gibi davanın kabulüne dair karar verilmelidir. Ancak Bakanlığın ilgili birimi tarafından yapılan tespitin çalışma koşullarının tehlikeli olmadığı yönünde değerlendirilmesi halinde, işverence 06.02.2004 tarihinden sonra toplu iş sözleşmesinin 60/d bendinde öngörülen zamlı ücret ödemesini durdurması yerindedir. Bununla birlikte, bazı işçilerin 2004 yılında açtıkları dava üzerine işyerinde 02.12.2005 tarihinde keşif yapıldığı bilgileri dosya içinde yer almaktadır. Anılan keşif sonrasında iş güvenliği uzmanları tarafından düzenlenen raporda, akü imalatının yapıldığı işyerindeki çalışma koşullarının tehlikeli olduğu ve toplu iş sözleşmesinde öngörülen % 10 zamlı ücretin ödenmesi gerektiği sonucuna varılmış olmakla, bu tespit geriye doğru hüküm ifade etmese de, tespitin yapıldığı an ve ilerisi için sonuç doğurur. Konunun işçi sağlığı ve güvenliğini de ilgilendirdiği açıktır. Bu nedenle, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Merkezince yapılan ölçümlerin tehlike arz etmediği belirlenmiş olsa dahi, söz konusu rapor, bir sonraki tespite kadar geçerlidir. Bu durumda davalıya ait akü imalatı işyerinde yapılan keşif sonucu iş güvenliği uzmanlarınca yapılan tespit sonrası için yeniden toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmü uyarınca zamlı ücret uygulamasına devam olunmalıdır. İşyerinde akü imalatının 19.12.2006 tarihinde durdurulduğu davacı tarafça beyan edilmiştir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Merkezince düzenlenen ve işverene 06.02.2004 tarihinde ulaştığı bildirilen raporda işyerindeki çalışma ortamının tehlikeli olmadığının belirlenmiş olması halinde, hesaplamanın 02.12.2005 tarihinde işyerinde yapılan keşif tarihinden, davacının dava dilekçesindeki talebi ile de sınırlı olarak akü biriminde çalıştığı süre için yapılması gerekir. Mahkemece yapılacak olan araştırma sonucunda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Merkezince yapılan ölçümlerin işyerindeki çalışma ortamının tehlikeli olduğunun tespiti halinde ise, istek konusu dönemin tamamı için zamlı ücret üzerinden hesaplamaya gidilmelidir. Mahkemece eksik incelemeyle sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 02.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy