(2822 S. K. m. 15)
Dava:
İş Mahkemesinde verilen 08.10.2008 günlü ve 1656-478 sayılı hüküm davalılar avukatınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 25.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ NEDENİYLE YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
Dava: Mahkememizde görülmekte bulunan tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili sendikanın davalı Üniversite Rektörlüğü ile bağlı Döner Sermaye İşletmesi Kreş ve Anaokulu Md.lüğü
Hastanesi Döner Sermaye İşletmesi Sağlık Kültür ve Daire Başkanlığı Yapı İşleri Teknik Daire Bşk.lığı, Personel Daire Bşk.lığı işyerlerinde işletme düzeyinde T.İ.S. yapabilecek çoğunluğa haiz olduğunu bu sebeple 24.05.2006 tarihinde yetki tespiti için Bakanlığa başvurduğunu, alt işverenlere ilişkin 2. bir dilekçe verildiğini, 18.12.2006 tarihinde vekili sendikaya tebliğ edilen Bakanlığın 11.12.2006 tarihli olumsuz yetki tespiti yazısında taşeron firmalar dahil
Üniversitesi Rektörlüğünde
Sendikası işkoluna giren işyerinde toplam 258 işçinin çalıştığını, 35 işçinin
Sendikasının üyesi olduğunu,
Sendikasının çoğunluğa haiz olmadığının bildirildiğini bakanlığın bu tespitinin doğru olmadığını, muvazaalı işler yapıldığını beyanla Bakanlığın olumsuz yetki tespitinin iptali ile müvekkili sendikanın çoğunluğa haiz olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili savunmasında özetle; tespitin işyeri kayıtları ile üye kayıt fişlerine ve işkolları tüzüğüne uygun olarak yapıldığını, başvuru tarihi itibarıyla
Sendikasının çoğunluğa haiz olmadığını, bakanlık tespitinin iptalini gerektirecek hiçbir hukuki neden bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bakanlık vekili savunmasında ise; Bakanlıkça yapılan tespitin resmi kayıtlara göre yapıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndan yetki tespiti ile ilgili prosedür dosyası ile iş müfettişinin tespitlerini içeren raporlar sendika üye kayıt fişleri davalı üniversiteden çalışan işçilere ait görev yaptıkları yerleri de gösterir listeler istenerek dosyaya konulmuştur. Davacı vekili tarafından, iddialarında ileri sürdüğü mahkememizce verilen işe iade kararlarına ilişkin Yargıtay kararları da dosyaya ibraz edilmiştir.
Davalı vekilleri her ne kadar dava dilekçesinin Bölge Çalışma Müdürlüğüne kayıt edilmeden 6 iş günlük dava açma süresinde açılmadığını beyan etmiş iseler de, Bakanlığın 11.12.2006 tarih ve 62044 sayılı olumsuz yetki tespiti yazısının 25.12.2006 tarihinde davacı sendikaya tebliğ edildiği ve bu tebligata karşı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arşiv şube müdürlüğünün kayıtlarından 25.12.2006 tarih 147138 varide numarası alarak geçen dilekçe ile yetki tespitinin iptali için aynı tarihte mahkemeye başvurduğu ve dava dilekçesinin ilk sayfasından bu açıkça anlaşıldığından bu yöndeki usulü itirazlara itibar edilmemiştir.
Toplanan tüm delillerle birlikte dosya bilirkişi
'a tevdii edilmiş 13.08.2007 tarihli raporda Bakanlık yetki tespitinin doğru olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafın bu rapora itirazları göz önüne alınarak dosya konusunda uzman bilirkişiye tevdii edilmek üzere
Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmiş
tarafından düzenlenen 13.02.2008 tarihli raporda ise, davalı üniversitenin araştırma hastanesi hariç işçi sayısının 16 olduğu 4 sendika üyesinin bulunması nedeniyle yetki koşulunun gerçekleşmediği ancak Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 27.06.2006 tarih, 17925/18925 E-K sayılı kararları dikkate alındığında alt işverenin yanında çalışması olan 12 işçinin de asıl işverenin işçisi sayılması gerektiği bu durumda işçi sayısının 28 olduğu ve 16 işçinin davacı sendikaya üye olduğu anlaşıldığından yetki itirazının yerinde görülmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bakanlığın yetki tespitinde hatalı olan husus üniversitenin bağımsız her bir işyeri için ayrı değerlendirme yapılmasıdır. Oysa üniversite yürütülen sağlık hizmetleri araştırma hastanesi tarafından yapılmakta olup bağımsız bir işyeri niteliği taşımaktadır. Üniversitenin diğer bölümlerinde ise tamamen eğitim hizmetleri verilmekte olup işyerine bağlı yerler ve eklentiler açısından da aynı iş kolunda değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu durumda araştırma hastanesinde çalışan işçilerin yetki tespitinde dikkate alınmaması geriye kalan tüm işçinin yeter sayıda tespit edilirken dikkate alınması gerekmektedir.
13.02.2008 tarihli bilirkişi raporunda sadece üniversite bünyesinde çalışan işçilerin sayısı dikkate alınmış olup alt işverenin işçileri hesaba dahil edilmemiştir. Oysa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulunun 26-29.09.2006 tarihleri arasında işyerinde yaptığı incelemeler ve denetim sonucunda oluşturduğu ve dosyada mevcut bulunan rapor içeriği ile mahkememizce verilen 2005/1539-1397, 2005/1538-1396 Karar sayılı dosyalarında verilen kararlar ve husumet yönünden bozmaya ilişkin muvazaa işlemini onaylayan Yargıtay kararları göz önüne alındığında, üniversitenin bir kısım işleri ihale ile taşeron firmalara verdiği ancak işlerin yürütümü ve denetiminin üniversitede olması sebebiyle ve hizmet sözleşmelerinde de asıl işverenin bilgisi dahilinde işçi alınıp çıkarıldığı hususları göz önüne alındığında ihale işlemlerinin muvazaalı olduğu, temizlik işleri ihale edildiği halde üniversitede çok değişik görevlerde çalışan işçilerin de alt işverenin işçisi olarak çalışmaları dahi bu hususu açıkça göstermektedir. Bu durumda sağlık işlerinde çalışan işçiler hariç üniversitede çalışan işçiler ile taşeron firmaların da işçilerinin de yetki tespitinde sayı olarak dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Buna göre 25.07.2007 tarihli üniversite yazısında belirtildiği gibi 24.05.2006 tarihinde
Üniversitesine bağlı işyerleri ile taşeron firmalarda çalışan işçi sayısının 148, sendikalı işçi sayısının ise 80 olduğu ve %50+1 çoğunluğunun sağlandığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Aksi düşünce ile muvazaanın varlığı kabul edilmese bile 13.02.2008 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümündeki saptamaya göre üniversite bünyesinde çalışan 28 işçinin 16'sının sendikaya üye olması nedeniyle yine yetki itirazının yerinde görülmesi gerekeceği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla;
Hüküm: 1- Davanın kabulüne, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 11.12.2006 tarih ve 62044 sayılı olumsuz yetki tespit kararının İPTALİNE,
2- Peşin alınan harcın mahsubuyla bakiye harç alınmasına mahal bulunmadığına,
3- 500.-YTL ücreti vekaletin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
4- Davacının yaptığı 12,00 YTL Davetiye pulu, 400,00 YTL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 412,00 YTL Yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine dair Yargıtay yolu açık olmak üzere taraflar vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar okunup açıktan anlatıldı. 08.10.2008 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy