(4046 S. K. m. 21) (506 S. K. m. 77, 78)
Dava: Davacı, iş kaybı tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Göçer tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, özelleştirme sebebiyle iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek Türkiye İş Kurumu hakkında açtığı bu davada iş kaybı tazminatı isteğinde bulunmuştur.
İş kaybı tazminatının yasal dayanağı 4046 sayılı yasanın 21. maddesi hükmüdür. Bahsi geçen hükümde, Bu Kanuna göre özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların (iştirakler hariç) özelleştirmeye hazırlanması, özelleştirilmesi, küçültülmesi veya faaliyetlerinin kısmen ya da tamamen durdurulması, süreli ya da süresiz kapatılması veya tasfiye edilmesi nedeniyle; bu kuruluşlarda iş sözleşmesine dayalı olarak ücret karşılığı çalışanlardan iş sözleşmeleri tâbi oldukları iş kanunları ve toplu iş sözleşmeleri gereğince tazminata hak kazanacak şekilde sona ermiş olanlara, kanunlardan ve yürürlükteki toplu iş sözleşmelerinden doğan tazminatları dışında ilave olarak iş kaybı tazminatı ödenir şeklinde kurala yer verilmiştir. Aynı maddenin 3. fıkrasında iş kaybı tazminatına haz kazanma koşulları gösterilmiş ve İş kaybı tazminatı, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 77 ve 78 inci maddesindeki usul ve esaslar çerçevesinde belirlenecek günlük net kazanç tutarıdır demek suretiyle hesap yöntemi açıklanmıştır. 4046 sayılı yasada değişikliğin yapıldığı 5398 sayılı yasa ile sözü edilen metin maddeden çıkarılmış ve yerine, iş kaybı tazminatının asgari ücretin 2 katı tutarında belirleneceği hükme bağlanmıştır. O halde 5398 sayılı yasa ile 03.07.2005 tarihinde yapılan değişiklik öncesinde iş sözleşmesi 4046 sayılı yasanın 21. maddesi uyarınca feshedilen işçiler yönünden iş kaybı tazminatı 506 sayılı yasanın 77 ve 78. maddelerine göre belirlenmeli, 03.07.2005 tarihi sonrasında yapılan fesihler bakımından ise, iş kaybı tazminatı hesabında asgari ücretin iki katı tutarı esas alınmalıdır.
506 sayılı yasanın 77. maddesi işverenlerin ödeyecekleri sigorta primini belirlenmesine dair olup, işçinin o ay için hak ettiği ücreti, pirim ikramiye gibi her çeşit istihkakların ve idare ya da yargı makamları tarafından verilen karar gereğince aynı türdeki ödemlerin pirime esas alınacağı belirlenmiştir. Buna göre ücretin yanı sıra akdi ikramiye, pirim, ilave tediye gibi ödemelerin bu hesaplamada dikkate alınması gerektiği açıktır.
O halde 03.07.2005 tarihine kadar yapılacak olan fesihler yönünden iş kaybı tazminatının hesabında ücret, ikramiye, ilave tediye ve pirim gibi ödemeler dikkate alınmalıdır. 506 sayılı yasanın 77. maddesinin 2. fıkrasından yola çıkılarak, yolluk, çocuk ve aile yardımı, ölüm doğum evlendirme yardımları, ayni ve sosyal yardımların bu hesaplamada gözetilemeyeceği belirtilmelidir. Yine 506 sayılı yasanın 78. maddesinde öngörülen yasal sınırlamaların dikkate alınması gerekir.
Mahkemece iş kaybı tazminatı farkı isteğinin kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizce verilen bozma kararında, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamanın işverenin İş Kurumu'na verdiği İşten Ayrılma Bildirgesinde bildirilen son 19 günlük ücretin bir günü esas alınarak yapılmış olmasına rağmen, bildirilen bu 19 günlük ücretin daha önceki aylarda ücretle uyumlu olmadığı açıklanmış ve bu farklılığın nedeninin araştırılması gerektiği ifade edilmiştir. Dairemizce verilen bozma kararında, davacının son bir yıl içindeki ücret bordroları getirtilmesi, son ayın iş kaybı tazminatına esas net ücreti belirlenmesi, bu aya ait olup da ücret içinde değerlendirilmesi gereken ödemelerin de hesaplamaya dahil edilmesi, ancak fesihten sonra ödenmesi gereken ihbar ve kıdem tazminatı ile izin ücretinin gibi bu kalemler iş kaybı tazminatı hesabında dikkate alınmaması gerektiği açıklanmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve ilam içeriğine göre ilgili yerlere müzekkere yazılmıştır. Davalı kurumca gönderilen ve hangi aya ait olduğu belli olmayan ücret bordrosu dosyaya dahil edilmiştir. Bozmadan sonra bilirkişiden alınan ek raporda da, dosyaya sunulan bordrolara göre sonuca gidilmesinin mümkün olmadığı açıklanmıştır. Aynı raporda, iş kaybı tazminatı hesabında kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücretinin yer almadığı açıklanmış ve yeni bir hesaplamanın sonucu değiştirmeyeceği bildirilmiştir.
Mahkemece, bozma öncesinde kurulan hüküm gibi davaya konu iş kaybı tazminatının kabulüne karar verilmiştir. Bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Gerçekten, işten ayrılma bildirgesinde yazılı olan son 19 günlük ücretin bir aylık karşılığı ile önceki aylarda ödenen miktarlar arasında belirgin farklılıklar vardır. Mahkemece bunun nedeni araştırılmamıştır. Önceki bozma kararının gerekleri yerine getirilmek üzere kararın yeniden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 02.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy