(4857 S. K. m. 21) ( 1086 S. K. m. 415) ( 818 S. K. m. 325)
Dava: Davacı, fark kıdem tazminatı, ilave tediye, ikramiye, 4 aylık ücret tutarındaki tazminat, 4 aylık ücret farkı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Göçer tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı; iş sözleşmesinin feshi üzerine açtığı feshin geçersizliği ve işe iade davası sonucu verilen işe iade kararı sonucu yasal süre içerisinde işverene başvurmasına rağmen işe başlatılmadığını belirterek boşta geçen süre ücret alacağı, işe başlatmama tazminatı, fark kıdem tazminatı ve ilave tediye alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece deliller toplanmış ve alacakların hesaplanması için dosyanın bilirkişiye tevdii ile ilgili ara kararı verilmiş olup, davacı tarafça verilen kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması üzerine de davanın reddine karar verilmiştir.
İş hukuku yargılamasında, boşta geçen süre ücret alacağı, işe başlatmama tazminatı, fark kıdem tazminatı ve ilave tediye alacağının ödendiğinin ispat külfeti davalı işverene düşmektedir. Somut olayda, davalı işverenin belirtilen ispat külfetini tam olarak yerine getirip getirmediği değerlendirilmemiştir. Bu somut hukuksal olgulara göre, davanın ispat edilemediğinden söz edilemez.
Diğer taraftan, mahkemece tazminat ve alacakların hesaplanması için, dosyanın hesap bilirkişisine verilmesine karar verilmiştir. H.U.M.K. nun 415. maddesi uyarınca resen icraen emrolunan işlemin gerektirdiği gider iki taraftan birinin veya her ikisinin tediye etmesine karar verilir. Tayin edilen süre içinde bu gider yatırılmamış ise ilerde icap edenlerden alınmak şartı ile Devlet Hazinesinden ödenmesine karar verilebilir. Mahkemece bu hüküm doğrultusunda işlem yapılabileceği gibi dava konusu istekler dosyadaki verilere göre de belirlenebilir.
Bu hususlar dikkate alınarak davacı haklı olduğu takdirde alacak kalemleri tespit edilmek suretiyle bulunacak miktarlar hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde davanın kesin süre nedeniyle reddine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy