(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 120 )
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti ve ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Çil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi işyerinde aralıklı olarak çalışmış ve bazı sona erme dönemlerinde ihbar ve kıdem tazminatı olarak ödemeler yapılmıştır. Mahkemece davacının işyerinde çalıştığı toplam süreye göre ihbar ve kıdem tazminatı hesaplatılmış ve önceki dönemlerde ödenen tutarlar mahsup edilerek bakiye kıdem ve ihbar tazminatları hüküm altına alınmıştır.
Davalı vekili, fesih sonrasında tazminat ödemeleri yapılarak tasfiye edilen dönemler için yeniden hesaplama yapılamayacağını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
1475 sayılı yasanın 14/2. maddesi, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O halde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında da işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınır. Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi hizmet birleştirmesi için gerekli bir koşuldur. İşçinin önceki çalışmaları sebebiyle kıdem tazminatı ödenmişse, 4857 sayılı İş Kanununun 120. maddesi hükmüne göre yürürlükte olan 1475 sayılı yasanın 14. maddesi uyarınca aynı dönem için iki defa kıdem tazminatı ödenemeyeceğinden, tasfiye edilen dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması mümkün olmaz. Ancak aynı işverene ait bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan süre için kıdem tazminatı ödenmemişse, bu süre aynı işverende geçen sonraki hizmet süresine eklenerek son ücret üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmalıdır.
Somut olayda davacı işçi işverenin değişik işyerlerinde aralıklı olarak çalışmış ve bazı fesihlerin ardından ihbar ve kıdem tazminatı ödenmiştir. Aynı dönem için yeninden ihbar ve kıdem tazminatı hesaplanması doğru değildir. Bununla birlikte davacı işçiye tazminat adı altında yapılan bu ödemeler karşılığında alınan ibranameler miktar içerdiğinden makbuz hükmünde olmakla, ödenen miktarların hak kazanılan tutarı karşılayıp karşılamadığı araştırılmalı ve varsa bakiyesi yönünde bir karar verilmelidir. Gerekirse bilirkişiden bu yönde ek hesap raporu alınmalı ve sonucuna göre ihbar ve kıdem tazminatlarıyla ilgili olarak bir karar verilmelidir.
3- Davacı işçinin son dönem çalışmalarının istifa ile sona erdiğine dair dosyaya istifa dilekçesi sunulmuş, mahkemece anılan belgeyle ilgili olarak herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Söz konusu dilekçe üzerinde durulmalı ve davacının işyerinden istifa ederek ayrılıp ayrılmadığı ya da belgenin işçinin haklı olarak feshi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunda bir karar verilmelidir. Konuyla ilgili olarak eksik incelemeyle sonuca gidilmesi de hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy