(4857 S. K. m. 18, 20, 25)
Dava: Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Bıçaklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Karar: Davacı tüm hizmeti boyunca hiçbir sorun yaşamadan en iyi şekilde çalıştığını, sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmaksızın feshedildiğini, işten çıkarılmasının asıl nedeninin çalışanlara gözdağı vermek, eski çalışanların motivasyonunu bozarak istifaya zorlamak olduğunu, prosedüre aykırı çalışma yöntemi olmadığını, fesih nedeninin objektif sayılamayacağını belirterek feshin geçersizliğine, işe iadeye ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı savunmasında, davacının yılsonu toplantısındaki konuşmasıyla şirket kurallarına aykırı davrandığını, durumu savunması ile kabul ettiğini, sözleşmesinin geçerli nedenle sona erdirildiğini ifade ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davacının görevini şirketin belirlediği politika dahilinde yaptığı ve etik kuralları ihlal etmediği, bir toplantıda yaptığı konuşmanın fesih için yeterli neden oluşturmayacağı, başka cezalar verilebilecekken sözleşmenin sona erdirilmesi yoluna gidilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, feshin geçersizliğine, işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
Dosya içeriğine göre, sözleşme davacının Aralık 2007 tarihindeki yıl sonu toplantısında tüm satış ekibine hitaben yaptığı konuşmada bir ürünün satışı için eczanelere telefon kontörü dağıttığını söylemesi, bu şekilde şirket etik kurallarına aykırı hareket etmesi, davranışının ekip arkadaşları üzerinde olumsuz örnek teşkil etmesi nedeniyle geçerli nedene dayanılarak sona erdirilmiştir. Davacı savunmasında, şirket etik kurallarına aykırı hareket etmediğini, şirket kural ve menfaatlerini her şeyin üzerinde tuttuğunu, toplantı sırasında yaptığı konuşmanın başka bir şey anlatmak isterken farklı bir noktaya geldiğini ve yanlış anlaşıldığını, konuşma tarzının bu algılamaya neden olduğunu belirtmiştir. Cevaba cevap dilekçesinde de benzer şekilde ifade bulunmaktadır. Davacının ilaç alımı için eczanelerde telefon kontörü verdiği açıktır. Bu durum işverenin güvenini sarsıcı nitelikte olup, işyerinde çalışanlar arasında olumsuzluk yarattığı da tartışmasızdır. Fesih geçerli nedene dayanmaktadır ve işe iade isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Hüküm: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı (45.00) YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 575. YTL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 14.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy