(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 41, 57)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Karar: Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. Doğan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının davalıya ait işyerinde 05.05.2005 tarihinden 09.07.2007 tarihine kadar bir fiil çalıştığını, iş aktinin davalı tarafından feshedildiğini, kendisine bayram ve genel tatil, yılık izin ve fazla mesai alacaklarının ödenmediğini, işine son verildiği zaman kendisine 1560.00- TL kıdem tazminatına mahsuben ödeme yapıldığını, ibranamenin alacakların tamamını karşılamadığından makbuz niteliğinde olduğunu, davacı hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu, işe girerken asılsız beyanda bulunmadığını belirterek ihbar ve kıdem tazminatı ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, yıllık izin ve fazla mesai alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacının davalı işyerinde 06.06.2005-09.07.2007 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığını, davacının işe girerken yalan beyanda bulunduğunu, bu durumun ortaya çıkmasından sonra iş verimsizliği olmasına rağmen küçük çocuğunun ve kendisinin mağdur olmaması için iş aktinin feshedilmediğini, mağaza ve reyon şeflerinin verimsizliğini gidermesi için yaptığı uyarılara rağmen sonuç alınmayınca mecburen iş aktinin feshedildiğini, davalının işçileri ile sulh yolunu seçtiğinden iş aktinin haklı nedenle feshedilmesine karşın kıdem ve ihbar tazminatı ile sair alacakları için 09.07.2007 tarihinde çek ile 1560.00- TL ödendiğini, davacının ibraname ile kendilerinin ibra ettiğini, davacının yaptığı fazla mesaisinin bordrolara yansıtılarak karşılığının ödendiğini, hafta tatilini ve yıllık izinlerini kullandığını, bayram ücretlerini de aldığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre davacının iş aktinin davalı işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatını gerektirir şekilde feshedildiğinin kabulü ile talep edilen alacaklar hüküm altına alınmıştır.
Hüküm davalı vekili tarafından kıdem tazminatına esas alınan giydirilmiş ücretin hesabında dikkate alınan unsurlar bakımından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Tanık anlatımlarından davalı işyerinde çalışanlara ayda bir kez ücretlerinin 1/4'ü kadar bedava alışveriş yapma imkanı tanındığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda sözü edilen bedava alışveriş miktarı davacının aldığı brüt ücret üzerinden hesap edilmek sureti ile bulunarak ücrete giydirilmiştir. Ancak tanık beyanlarına göre bedava alışveriş miktarının net ücret üzerinden saptandığı anlaşılmış olup buna göre işveren tarafından işçilere sağlanan bedava alışveriş miktarının brüt ücret esas alınarak tespit edilmesi ve bu şekilde giydirilmiş ücretin hesaplanması doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy