(4857 S. K. m. 20, 25, 47)
Dava ve Karar: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davalı işyerinde vardiya formeni ve bu görevi nedeni ile kapsam dışı olarak çalışan davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin davacının imzaladığı sözleşme ile Bayram ve tatil günlerinde çalışmayı kabul ettiğini, bayramda çalışma yapılacağının tüm ünitelere önceden bildirildiğini, davacının buna rağmen 12, 13 ve 14.10.2007 tarihlerinde mazeretsiz ve izinsiz devamsızlık yaptığını, iş sözleşmesinin devamsızlık nedeni ile haklı olarak feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının bayram ve hafta tatil günleri işe gelmediği, bu nedenle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. maddesindeki devamsızlık yapma nedeninin oluşmadığı, ancak davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme ve TİS hükümlerinde tatil günleri çalışması gerektiğinin düzenlendiği, davacının gelmemesi nedeni ile feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ulusal ve dini bayram ile genel tatiller 2429 sayılı yasada belirtilmiştir. Bu tatil günlerinde, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 47. maddesi uyarınca, İş Kanunu kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir. Çalışmaması halinde işçiye, o günkü tatil ücretine hak kazanacak, çalıştığı takdirde ilave bir günlük ücret alacaktır. Buna göre kural olan işçinin tatil günü çalışmamasıdır. İşyerinde tatil günü çalışma yapılacaksa, bunun önceden belirlenmesi ve işçiye tebliğ edilmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre davacının 2429 sayılı yasaya göre Ramazan Bayramı'na gelen tatil günleri gelmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece yasal tatil günü olması nedeni ile davacı işçinin gelmemesinin devamsızlık olarak nitelendirmemesi yerindedir. Ancak imzalanan sözleşmede çalışacağını belirtmesine rağmen, gelmemesinin geçerli neden kabul edilmesi doğru değildir. Zira işveren iç yazışma ile Ramazan Bayramında işletmede tüm bölümlerde üretim faaliyetlerinin devam edeceği, tatil süresince birimlerin iş durumunu göz önünde tutarak iş durumu müsait olan elamanlara tatil yaptıracakları, ünitelerin iş durumuna göre çalışacak ve nöbetçi görevi yapacak elemanları belirlemeleri gerektiğini belirtmiştir. Bu yazıya göre çalışacak işçilerin belirlenmesi ve önceden tebliğ edilmesi gerekirdi. Somut uyuşmazlıkta bu yönde bir belirleme olmadığı gibi davacıya tatil günü çalışması gerektiği bildirilmiş değildir. Bu durum karşısında tatil günü işe gelmeyen davacı işçinin devamsızlığından söz edilemez.
Davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yapmış olduğu 36.40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 575-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 28.09.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy