(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 32, 41, 46, 57)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti ve ikramiye alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davacı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.12.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat M. D. geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendi. Duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi Ş. Ç. tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi açmış olduğu bu davada kıdem tazminatı isteğinde bulunmuş, mahkemece ilk dönem çalışmasının emeklilik ile sona erdiği ve kıdem tazminatı ödenerek işverenin ibra edildiği, ikinci dönem çalışmalarında ise davacının istifa etmiş olması sebebiyle isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı bu yönden davacı vekili süresi içinde temyiz etmiştir.
Davacı işçi 20.3.1995 tarihinde davalılardan Ulusoy Seyahat Nakliyat Aş işyerinde çalışmaya başlamış, 30.4.1995 tarihinde diğer davalı Ulusoy Denizcilik Aş şirketine geçişi yapılmıştır. Davacının 2.8.2000 tarihinde emekli olmak suretiyle kendi isteği ile iş ilişkisini sonlandırdığı ve kendisine kıdem tazminatı adı altında bir miktar ödeme yapıldığı taraflar arasında tartışmasız durumdadır.
Davacının 13.9.2002 tarihinde istifa ettiği dosya içinde bulunan belgeden anlaşılmakla, fesih tarihinden yaklaşık 2 yıl sonra açılan bu davada irade fesadının ileri sürülerek belgenin geçersizliğinin ileri sürülmesi mümkün olmadığından mahkemenin bu yöne dair kararı yerindedir.
Öte yandan davacının 2.8.2000 tarihinde emekli olmasının ardından kıdem tazminatının 633.73 TL olarak ödendiği anlaşılmakla davacının imzasını taşıyan ibraname bu yönüyle makbuz hükmündedir. Bu durumda ibranamenin borcu sona erdiren etkisinden söz edilemez. Mahkemece yapılması gereken, emeklilik öncesinde geçen hizmet süresi ile emeklilik tarihindeki asgari ücret ve sefer priminden oluşan ücret seviyesine göre hak kazanılabilecek kıdem tazminatının hesaplanması ile yapılan ödeme düşülerek bakiye bir hakkın olup olmadığının tespiti olmalıdır. Eksik incelemeyle sonuca gidilmesi hatalı o lup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
3- Davalı vekili ıslah dilekçesinin ardından zamanaşımı defini ileri sürmüş, mahkemece bu konuda gerekli işlem yapılmamıştır. Gerekirse bilirkişiden bu yönde ek hesap raporu alınmalı ve ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı defi dikkate alınarak bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 825.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy