(4857 S. K. m. 8)
Dava: Davacı, tasfiye ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. Doğan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı BDDK'nun 15.6.2001 tarihli kararı ile Fon'a devredilen Türk Ticaret Bankasının 09.04.2003 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunda diğer iki yönetim kurulu üyesi ile birlikte aylık 4000,00-TL ücretle tasfiye memuru olarak atandığını, Haziran 2003-Kasım 2003 arasındaki döneme ait tasfiye memurluğu ücretinin ödenmediğini iddia ederek bu döneme ilişkin tasfiye memurluğu ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati tedbir kararı sebebi ile davacının tasfiye memuru olarak bu dönemde iş yapmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının davasının kabulü ile toplam 17.600,00-TL tasfiye memurluğu ücretinin faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre davacı BDDK'nun 15.6.2001 tarihli kararı ile bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak Fon'a devredilen Tasfiye Halindeki Türk Ticaret Bankası'nın 09.04.2003 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında tasfiye memuru olarak seçilmiştir. Davacının tasfiye memurluğu görevi iş akdinden kaynaklanmayıp bankanın genel kurul kararına dayandığından tasfiye memurluğu ücretine ilişkin yargılama genel mahkemenin görevine girmektedir.
Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 06.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy