(4857 S. K. m. 24) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacının 15.05.2001-14.06.2006 tarihleri arasında çalıştığını, halk arasında tenisçi dirseği diye adlandırılan sol kolda lateral epikondilit hastalığına yakalandığına dair; El Mikro Cerrahi Travmatoloji Hastanesi'nin 12.04.2004 tarihli ve İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 17.04.2006 tarihli Sağlık Kurulu Raporu'nun işverene ibraz edildiğini müvekkilinin davalı işverenden sağlık koşullarına uygun bir işte çalıştırılmasını istediği halde sağlığına zarar verici eski işinde çalıştırılmaya devam edildiğini, bunun üzerine davacının 14.06.2006 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini bildirerek kıdem tazminatını talep etmiştir.
Davalı vekili, kaynakçı olarak çalışan davacının yakalandığı rahatsızlığın yaptığı iş ile ilgisinin bulunmadığını, hastalığı sebebiyle daha hafif bir işte çalıştırılmasını talep ettiği iddiasının asılsız olduğunu, işten ayrılmasından sonra davacıya tedavisini tamamladıktan sonra yeniden çalışmaya devam edebileceğinin dahi bildirildiğini, davacının kıdem tazminatı alabilmek için kötü niyetli biçimde iş bu davayı açtığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıya sol lateral epikondolit teşhisinin konularak reçete ve el bileği ateli verilerek fizik tedavi önerildiği, yapılan muayenede yakınmaları devam eden davacıya operasyon önerildiğinin belirtildiği, İzmir Eğitim ve Araştırması Hastanesi Başhekimliğinin 12.07.2006 tarihli raporunda davacının ağır kaldırmasını gerektiren işlerde çalışmasının sakıncalı olduğu tespit edilmiştir.
Dinlenen davacı tanıkları; davacının kumlama bölümünde çalıştığını, buradaki çalışmasının kol ağırlıklı bir iş olduğunu, rapora rağmen aynı koşullarda çalıştırılmaya devam edildiğini, bunun üzerine iş akdini fesh ettiğini beyan etmişlerdir. Davalı tanıkları beyanlarında; işyerinde davacının kolunu incittiğini, tam olarak kullanamayıp sabit tuttuğunu gördüklerini, işverence işi oturduğu yerden yapması için imkan sağlandığını, diğer çalışanların işi yaparken yardımcı olduklarını beyan etmişlerdir.
Mahkemece davacının rahatsızlığının tüm delillerden işin niteliğinden kaynaklandığı, doktor raporuyla davacının ağır işlerde çalışmasının sakıncalı olduğunun tespit edilmesine rağmen aynı işte çalıştırılmaya devam edildiği anlaşılmakla, iş akdinin davacı tarafından haklı nedenle fesh edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı işçinin sağlık nedenleri olmadığı noktasında ile iş akdinin feshinin haklı olup toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın normatif dayanakları 4857 Sayılı Kanunun 24/I-a maddesidir. Sözü edilen hükümlere göre iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olması durumunda işçinin iş akdini haklı olarak feshetme imkanı doğmaktadır. Dosyaya davacı tarafından alınan raporlar sunulmuştur. Mahkemece, alınan raporun 24. madde kapsamında haklı fesih nedeni teşkil edecek yeterlilikte kabul edilmiş ise de, alınan raporlar bu yeterlilikte değildir.
Mahkemece, davacının hastalığının çalışmasına engel olup olmadığı, işe devam etmesinin sağlığı ve yaşayışı açısından tehlike yaratıp yaratmadığı, daha hafif işlerde çalışıp çalışamayacağı yönlerinden önceki raporlar da eklenerek heyet raporu aldırması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy