(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 41, 47, 57)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma, izin ücreti, bayram ve genel tatil gündelikleri ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı fazla çalışma ücretinin hüküm altına alınmasını istemiş mahkemece istek kabul edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanları ve çizelgeler nazara alınarak davacı iddiası gibi akdin sona erdiği 14.5.2007 den 2 yıl öncesine kadar haftada 5 gün 8.30-20.30 ve cumartesi günleri 8.30-17 saatleri arası çalıştığı, ara dinlenmelerin mahsubu ile haftada 12 saat fazla çalışma yaptığı; 1.5.2005 tarihin den sonrası için ise haftada 5 gün 17-04 ve cumartesi 15-02 saatleri arasında günde 11 saat çalıştığı, ara dinlenmesinin mahsubu ile haftada 9 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek neticede 17.3.2003-1.5.2005 arası için haftada da 12 saat fazla çalışma 1.5.2005-14.5.2007 arası için ise hafta da 9 saat fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır.
Davacı rapora itiraz edip aynı yerde çalışan ve aynı işi yapan F. adlı işçinin bilirkişi raporunu sunarak fazla çalışma ücretinin aynı şekilde hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.
Davacının emsal gösterdiği F. D. adlı işçiye ait raporda davacı tanığı beyanı ile araç seyir çizelgelerindeki kayıtlara göre haftada 5 gün 17-04 arası cumartesi 15-02 arası çalıştığı belirtilerek ara dinlenmenin mahsubu ile 5 gün ve cumartesi günleri fiilen 10 saat çalıştığı kabul edilerek haftada 15 saat üzerinden fazla çalışma ücreti 6.3.2006-14.5.2007 arası için hesaplanmıştır. Bilirkişi raporu esas alınarak verilen karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı ile birlikte aynı yerde çalışıp aynı işi yapan F. D. adlı işçinin açtığı davada emsal bilirkişi raporunda haftada 15 saat üzerinden yapılan fazla çalışma hesabı kesinleşmiştir. İki rapor arasındaki fark çalışma saatlerinden değil günlük çalışma süresi içerisinde ki ara dinlenme sürelerinin farklı alınmasından kaynaklanmıştır. Emsal davada 1 saat ara dinlenme yapıldığı kabul edilmesine rağmen bu dosyada aynı bilirkişinin davacının 2 saat ara dinlenme yaptığını kabul etmesi ve aynı işi yapan işçilerin farklı olarak fazla çalışma saatlerinin tespiti hatalıdır.
Yine bilirkişi raporunda 1.5.2005 den sonrası için haftada 5 gün 17-04 ve cumartesi 15-02 arasında günde 11 saat çalıştığı 2 saat ara dinlenmesinin mahsubu ile haftada 9 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır. Davacının 2 saat ara dinlenmesi yaptığına ilişkin bir delil mevcut olmadığı gibi Dairemizin uygulamasına göre günde 11 saate kadar olan çalışmalar için 1 saat, 11 saati geçen çalışmalarda ise 1.5 saat ara dinlenmesi verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bu sebeple bilirkişin 11 saati aşmayan çalışma süresi için 2 saat ara dinlenmesi yaptığını kabul ederek hesaplama yapması hatalıdır.
3- Davacının davalı işyerinde 14.5.2007 tarihine kadar çalıştığı sabit olup 14 günlük mayıs ayı ücretinin ödendiğine ilişkin delil bulunmamasına rağmen 14 günlük ücret alacağının hüküm altına alınmaması hatalıdır.
4- Davacı dava ve ıslah dilekçesinde dava konusu yaptığı alacaklara temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istediği ve davadan evvel işverene gönderdiği 11.5.2007 tarihli ihtarname ile işvereni temerrüde düşürdüğüne göre fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, ücret ve yıllık izin ücreti isteklerine dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de hatalıdır.
5- Davalı işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılması halinde bu çalışmaların karşılığı olarak 3 yevmiye ödenmesi kararlaştırılmıştır. Bilirkişi raporunda söz konusu madde uyarınca hesaplama yapılacağı belirtilmesine rağmen TİS'nin bu hükümleri sadece 14.4.2000-30.6.2000 tarihleri arası için uygulanmıştır. Davacı 14.4.2000 tarihinde sendika üyesi olduğuna göre bu tarihten akdin feshedildiği 14.8.2004 tarihine kadar 3 yevmiye üzerinden hesap yapılmaması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy