(2822 S. K. m. 15)
Dava: Kınık Belediye Başkanlığı adına Avukat Orhan Taparlı ile 1- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı adına Avukat Süleyman Bulanık 2- Belediye-İş Sendikası adına Avukat Doğan Alper aralarındaki dava hakkında Kınık Asliye Hukuk Hakimliği (İş) Mahkemesi sıfatıyla verilen 24.6.2008 günlü ve 52-101 sayılı hüküm davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. Çoruh tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı Kınık Belediye Başkanlığı, belediyeye ait işletmede davalı sendikanın çoğunluğu bulunduğunu ileri sürerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvurduğu, bunun üzerine Bakanlık tarafından yapılan olumlu yetki tespiti yapıldığını, tespite itiraz davasını Kınık Asliye Hukuk (İş) Mahkemesine açmış, Mahkemece; işletmenin bağlı bulunduğu Bakanlık Bölge Müdürlüğü'nün İzmir'de bulunduğu gerekçesiyle davaya bakma yetkisinin İzmir İş Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Karar davacı işveren tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak Toplu İş Sözleşmesi yapma yetkisi tespiti istenen işyeri veya işyerlerinin bağlı bulunduğu Bölge Çalışma Müdürlüğüne göre, Bakanlık kararına itiraz edilecek mahkeme belirlenir. Ancak bir işverene ait aynı işkolunda birden çok işyerinin oluşturduğu işletme kapsamında yere alan işyerlerinde çoğunlukla ilgili itirazın yapılacağı yere ilişkin 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'ndaki boşluk, işletme merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili sayılarak doldurulmuştur (3451 sayılı Yasa ile değişik TİSGLK. m. 15/1)
Her ne kadar işveren ve sendika tarafından Bakanlığa gönderilen kayıt ve belgelerinin birer örneği Bölge Müdürlüğünde bulunmakta ve yetki tespitine itiraz davası anılan müdürlüğe kayıt ettirilerek açılmakta ise de; yasada yer alan açık kuralın yorum ve içtihatla değiştirilmesi hukuken mümkün değildir.
2822 sayılı Yasanın 15. maddesinde gösterilen yetki belirlemesi kamu düzeni ile ilgili olup kesin yetki saptamasıdır. Kaldı ki iş mahkemelerinin yaygınlaştırılması karşısında işletme merkezinde bulunan ve bir ihtisas mahkemesi olan Kınık Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin, önceki Daire Kararının uygulanmasına devam etmesi de yerinde değildir.
Bu nedenle yerel mahkemenin davaya bakarak esas hakkında karar vermesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik yolunda karar alması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy