(4857 S. K. m. 2, 17, 41, 46, 47, 57) (1475 S. K. m. 14) (506 S. K. m. 3) (1086 S. K. m. 83)
Dava: Davacı, kıdem ve kötüniyet tazminatları, izin ücreti, fazla mesai, genel tatil, ihbar tazminatı, ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı ve davalı Altunlar Uluslararası Nakl. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Göçer tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı Tariş Pamuk Tarım Satış Kooperatifinin yükleme işlerini üstlenen davalı Altunlar Uluslararası Nak. Ltd. Şti. işçisi olarak TARİŞ'e ait Pamuk depolama işletmesinde 09.10.2000 tarihinde çalışmaya başladığını, aralıksız çalışmasına rağmen çalışmalarının kuruma eksik bildirildiğini öğrenmeleri üzerine diğer işçilerle birlikte SSK'na şikayette bulunduklarını ve bunun üzerine hizmet akitlerinin diğer işçilerle birlikte 30.04.2004 tarihinde kötü niyetle feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve bir kısım işçilik alacaklarını talep etmiştir.
Davalı şirket; davacının serbest hamal olarak çalıştığını, yük taşınacağı zaman, bulundukları noktalardan, taşıyacakları malların taşıma ücreti hususunda anlaşma sağlandıktan sonra malları taşıdıklarını ve taşıdıkları her mal için ücretlerini, taşıma işinin bitiminde aldıklarını, müvekkil işyerinde sürekli bir çalışması bulunmadığını, kendi nam ve hesabına piyasadan iş çıktığında yük taşıdığından ve taşıdığı yük karşılığı ücretini aldığından ve müvekkil firmanın elemanı da olmadığından, 506 sayılı yasanın 3.maddesi kapsamında değerlendirilerek sigortalı yapılmasının mümkün olmadığını savunmuştur.
Davalı Tariş; davalı şirket ile aralarında İş Kanunu Md. 2/6 maddesi kapsamında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, birliğe ait Pamuk Depolama İşletmesinin, 2000/2003 iş yıllarında ithalen satın aldığı malların liman ve gümrükten depo ve kooperatiflere nakliyesi işini ihale usulü ile başka firmalara verdiğini, davalı şirketin de bu şekilde sözleşme ile ihtiyaç duyulan nakliye işini üstlendiğini, yükleme ve hamaliye işi yaptırılmadığını, ihale ile verilen bu işlerde süreklilik bulunmadığını, davacı ile aralarında hizmet akdi ilişkisi bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece; İzmir gümrüğünden ve serbest bölgeden, işletme depolarına pamuk nakliyesi işinin davalı şirket tarafından üstlenildiği, davacının iş olduğu zaman çağrılmak ve üstlenilen işin tamamlanması ile sınırlı olmak üzere çalışmış olduğu çalışma sistemine göre Tariş ve dahili davalı 107 nolu Kooperatifin sorumlu tutulamayacağı gerekçesi karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden davalı şirketin İzmir gümrüğünden ve serbest bölgeden davalı Tarişe ait ithalen satın alınan malların depo ve kooperatiflere nakliyesi işi yanında, 1999/2005 yılları arası davaya dahil edilen S.S.107 Nolu Menemen Pamuk Tarım Satış Kooperatifinin hamaliye işlerini de üstlendiği anlaşılmaktadır. Davacıda anılan Menemen işyerinde çalıştığını iddia etmekte ve davacı tanıkları da bu hususu doğrulamaktadır. Diğer yandan seri halde açılan dava dosyalarında bir kısım davacıların (İsmet Yıldız, Celalettin Yolcunun) gerekçeye esas teşkil eden ihale ile üstlenilen işlerin yapıldığı dönemler haricinde davalı şirket nezdinde SSK kaydının bulunduğu tespit edilmektedir. Buna göre davacıların davaya dahil edilen S.S.107 Nolu Menemen Pamuk Tarım Satış Kooperatifi iş yerinde iddia edilen dönemlerde çalışıp çalışmadığı üzerinde durulmalı dosya içeriği ve tarafların bu yönde gösterecekleri deliller bir değerlendirmeye tabi tutularak davalı şirket ile diğer davalı Tariş arasındaki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi olup olmadığı, yapılan işin sürekli olup olmadığı buna göre davacının hizmet süresi ve fesih konusu yeni bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir.
Öte yandan kabul şekline göre de, usul hukukumuzda dâhili davalı kurumu yoktur. Açılmış olan dava ıslah yoluyla dahi olsa diğer davalılara teşmil edilemez. Islahen dahi olsa hasım değiştirilmesi ve 3.kişinin davalı durumuna konulması HUMK. nun 83.maddesine uygun değildir (HGK 22.12.1971 gün 4-938-766) Buna göre davaya dahil edilen davalı hakkında açılan davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken sorumluluğu bulunmadığından bahisle reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy