(1086 S. K. m. 275, 284)
Dava: Davacı, tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ.Polat tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı banka, davalının Çorum şube müdürü olarak çalıştığı dönemde banka menfaatine,ve bankacılık kanun ve teamüllerine aykırı olarak, kredinin geri dönüşümünün olamayacağını bilerek ve teminatsız olarak çeşitli firma ve kuruluşlara kredi kullandırdığını; mali gücü olmayan bazı gerçek kişilere kredi vererek aslında banka tarafından kredi açılamayacak mali yapıdaki kişilere dolaylı olarak kredi vererek bankanın zarara uğramasına neden olduğunu; Mevlüt Delikaraoğlu, Faruk Yalçın, Hüseyin Şen,Kent Boya Ltd. Şt., Mahmut Soyaslan ve Fehmi As'a kullandırılan kredilerin aslında mali yapısı bozuk ve iflas istenen Gürsoylar A.Ş.'ne kullandırıldığı; Ahmet Çınar, Fehmi As ve Cavit Demiray'a şube yetkisinde senet karşılığı kredi tahsil edildiği; Rıza Vidinlioğlu, Şaban Karahan, Halil Yücel, Nihat Hurku, Uğur Bağıran, Dursun Gökkaya'ya Gürsoylar A.Ş.'nin dolaylı olarak kredi kullanması için kredi verildiğini; şahsi menfaat sağladığı, temsil ve benzin giderlerini suiistimal ederek maddi çıkar sağladığını ileri sürerek fazlaya dair haklarını saklı tutularak 30.000.000.000.TL. tazminatın hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, kullandırılan kredinin 3 trilyona ulaştığını, aksayan kredinin %1 olduğunu, genel müdürlüğün bilgisi ve onayı dışında işlem gerçekleştirmediğini, bankanın tanıtımı ve müşteri portföyünün oluşturulması için yaptığı temsil ve ağırlama giderinin yüksek olduğunun normal olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, isteğin reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık banka zararının olup olmadığı ve davalının anılan zarardan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemenin hükme esas almış olduğu bilirkişi raporu kendi içinde çelişkili olduğu gibi, bozma ilamında belirlenen hususlar ile Banka teftiş raporunda belirlenen durumlar yeterince irdelenmemiştir. Alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi zararın miktarı ve davalının kusuru hakkında kanaat verici nitelikte değildir. Dosyanın, önceki bilirkişiler dışında, aralarında bankacılık konusunda uzman öğretim görevlisinin de bulunduğu üç kişiden oluşan bilirkişilere verilmesi ile, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler bilirkişilerce irdelenip değerlendirilmek sureti ile davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise ne miktarda sorumlu olacağı kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit ettirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile, hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy