(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 41, 46, 57)
Dava: Taraflar arasındaki, izin alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi davalı avukatınca da duruşmalı talep üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.11.2008 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına avukat U. D. geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi Ş. Çil tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi işyerinde 1981-2006 yılları arasında çalışmış olup açmış olduğu bu davada, iş sözleşmesinin feshinde son beş yıla ait izin ücretlerinin ödendiğini, ancak önceki dönemlerde kullanmadığı ve karşılığının ödenmediği izinlerinin olduğunu ileri sürerek yıllık izin ücretlerinin ödetilmesini isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren davacının 12.11.2001 tarihinde emekli olduğunu, iş sözleşmesinin 30.11.2006 tarihinde fesih üzerine kalan izin ücretlerinin ödetildiğini savunmuştur.
Mahkemece bilirkişi hesap raporu aldırılmış ve söz konusu raporda, yasal izin sürelerine göre ve iddia edilen her yıl için 30 güne göre iki seçenekli olarak izin ücretleri hesaplanmıştır. Yapılan yargılama sonunda mahkemece her yıl için 30 gün izin hakkının bulunduğu kanıtlanmadığı gerekçesiyle yasal sürelere göre hesaplanan izin ücretinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre davacı ve davalı tarafın işyeri kayıtlarına ve tanık deliline dayandıkları anlaşılmaktadır. Mahkemece bu yönde gerekli araştırmaya gidilmemiştir. İşyerinde toplu iş sözleşmesi uygulaması olup olmadığı, davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanıp yararlanmadığı, izin sürelerini belirleyen personel yönetmeliği ve benzeri bir düzenlemenin varlığı araştırılmamıştır. Yine her iki taraf tanık deliline dayandığına göre, yıllık izin sürelerine dair işyeri uygulamamaları noktasında bu hakkı kullanıp kullanmayacakları hatırlatılmalı ve sonucuna göre gerekli usulü işlemler tamamlanmalıdır. Bu arada davacı vekilinin izin sürelerinin 30 gün olarak kullanılması gerektiğine dair, temyiz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu belgelere karşı davalının diyecekleri sorulmalı söz konusu belgeler de bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir.
3- Davalı işveren bu davadan önce temerrüde düşürülmüş ve dava ile ıslah dilekçelerinde bu temerrüt tarihinden önce faize karar verilmesi talep olunmuştur. Mahkemece işverenin temerrüde düşürüldüğü tarih yerine daha sonraki dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesi de doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 550 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.11.2008 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy