(4857 S. K. m. 57)
Dava ve Karar: Davacı, izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ü. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazları ile davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçi, davalı bankada 27 yıl çalıştıktan sonra emekli olarak ayrıldığını, kullanmadığı yıllık ücretli izin haklarına ait izin ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek alacak talebinde bulunmuştur.
Davalı işveren yıllık izin ücreti alacaklarının zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece hükme esas alınan 12.06.2006 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi iki seçenekli rapor hazırlamıştır. Raporun birinci seçeneğinde: Davacının tüm hizmet süresi için hak kazandığı yıllık izinleri belirlenmiş ve işverenin ibraz ettiği izin belgelerine göre kullandığı izinlerin düşümünden sonra kullanmadığı toplam 176 gün yılık izin hakkı bulunduğu belirlenerek, 176 gün için yıllık izin ücreti hesaplanmıştır.
Raporun ikinci seçeneğinde ise, davacının 1985 yılından öncekiizinlerinin tamamını kullandığı varsayılarak 1985 yılı sonrası için hak kazandığıve kullandığı izinlerin mahsubu ileneticede kullanmadığı 74 gün üzerinden yıllık izin ücreti hesaplanmıştır.
Mahkemece de davacının 1985 yılından önceki yıllık izinlerinin tamamınıkullandığı varsayılarak ve bu yıldan önceki yıllık izin ücretlerini talep edemeyeceği gerekçesiyleraporun ikinci seçeneğine göre karar verilmiştir.
İşçinin yıllık izinlerini kullandığının imzalı izin defteri veya eş değerde belge ile ispatı işverene aittir. Davacı tüm hizmet süresi için kullanmadığı yıllık izinlerine ait izin ücretlerini talep etmektedir. Davalı işveren, davacının 1985 yılı öncesine ait yılık izinlerinin tamamını kullandığına dairimzalı yıllık izin belgesi ibraz etmemiştir.
Bu durumda hükme esas alınan bilirkişi raporunun birinci seçeneğindeki tüm süre üzerinden yapılan hesaplama bir değerlendirmeye tabi tutularak gerekirse tamamlayıcı yeminede başvurularak davacının 08.11.2006 tarihli bilirkişi raporuna bir diyeceğinin olmadığını bildirmesi ve bu rapora göre davasını ıslah etmesi karşısında usulü kazanılmış hak ilkesi gereğince davalı yararına oluşan usulü hak da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy