(4857 S. K. m. 2, 12, 18, 21)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı Botaş şirketine ait işyerinde ve onun talimatı altında, yemek ve servis yardımlarından yararlandığını, taşeronlar değiştiği halde aynı şekilde belirsiz süreli olan iş sözleşmesi ile ve davalı B. işçileri ile aynı işte çalıştığını, ancak diğer davalı şirketin temizlik işçisi olarak gösterildiğini, tüm işçilik araçlarının B. tarafından temin edildiğini, talimatları ondan aldığını geçerli neden olmadan feshedildiğini iddia eden davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı B.şirket vekili, Davacı ile aralarında iş ilişkisi olmadığını, davacının ihale ile iş alan taşeron firma işçisi olarak çalıştığını, husumet yöneltilemeyeceğini, ihale bitimi iş sözleşmesinin sona erdiğini savunurken, diğer davalı C. şirket vekili ise, Davacının B. işyerine işe iadesine istediğini, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, muvazaa olmadığını, davacının iş sözleşmesinde görevinin belli olduğunu, ihale bitimi ile yeni işyerine nakledildiğini, ancak davacının nakli kabul etmediğini, feshin haklı nedene dayandığını, iki ayrı işverene dava açılamayacağını beyan etmiştir.
Mahkemece, Mahkemece, hukukçu bilirkişiden dosya üzerinde alınan rapor itibar edilerek, davalılar arasındaki sözleşmesinin muvazaalı bir ilişkinin tespit edilemediği, aralarında alt asıl işveren ilişkisinin bulunduğu, alt işveren C. şirketi tarafından iş sözleşmesinin feshedildiği, feshin yasalara uygun olmadığı, bu işveren işyerine işe iadesi gerektiği, asıl işverenin işe iade davasının parasal sonuçlarından sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesi uyarınca, Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
Keza aynı maddenin 7. fıkrasına göre, Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.
Dosya içeriğine göre, davalı B.Genel Müdürlüğü'nün Genel Temizlik işlerini ihale ile alt işverenlere verdiği, davacının da alt işverenler değiştiği halde bu ihale sözleşmesi hizmeti kapsamına davalı işyerinde çalıştığı anlaşılmaktadır.
Davacı işçi davalı B. ile Genel Temizlik Hizmetlerini ihale alan ile şirket arasındaki sözleşmesinin muvazaalı, bu nedenle asıl ve gerçek işverenin davalı olduğunu iddia etmiştir. Alt işverenlerin değişmesi, davacının B. şirket yetkililerinde talimat alması, adı geçen şirketin yemek ve servisinden yararlanması, 2005 yılındaki fesihlerdeki emsal davalarda muvazaa kabul edilmesi, tek başına davalılar arasındaki sözleşmenin muvazaalı olduğunu göstermez. Bu olgunun açıklığa kavuşturulması için davalılar arasındaki sözleşme ve ekleri incelemeye tabi tutularak ve işyerinde uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılarak, ihalenin hizmet alımına mı, yoksa işçilik teminine mi yönelik olduğu, hizmet temini ise verilen işin asıl-yardımcı iş olup olmadığı, davacının ihaleye konu edilen hizmet dışında asıl işte çalıştırılıp çalıştırılmadığı 4857 sayılı İş Kanunu'nun yukarda belirtilen maddesi kapsamında araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy