(4857 S. K. m. 18, 25) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ve izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Göçer tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı; iş sözleşmesinin davalı tarafça 4857 sayılı yasanın 25. maddesine göre fesih edildiğini, bu fesih işlemi üzerine Kartal I. İş Mahkemesinin 2005/560 E. sayılı dosyası ile işe iade davası açıldığını, bu dava sonucunda mahkemenin fesih işleminin haklı nedene dayandığına karar verdiğini, ancak Yargıtay'ın feshin haksız ancak geçerli olduğu şeklinde karar vererek ve kararı gerekçe yönünden değiştirerek onadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı talebinde bulunmuştur.
Mahkemece; davacının işe iade davasının ret edildiği bu kararın kesinleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden davacının iş sözleşmesinin feshi üzerine işe iade davası açtığı mahkemece feshin haklı nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddedildiği, davacı tarafın temyizi üzerine Dairenin 2006/5468 Esas ve 2006/11254 K. sayılı ilamı ile özellikle iş sözleşmesinin davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli nedenle feshedildiği anlaşıldığından sonuç olarak doğru olan kararın bu gerekçe ile onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
4857 Sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler İş Kanunu'nun 25. maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen sebepler niteliğinde olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal işleyişini olumsuz etkileyen hallerdir. İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.
Feshin haklı nedene dayanması ile geçerli nedene dayanması arasında hukuki sonuçları itibarıyla farklılıklar vardır. Haklı fesih hallerinde davacı kıdem ve ihbar tazminatı talep edemezken Feshin geçerli sayıldığı durumda işveren diğer şartlar var ise ihbar ve kıdem tazminatını ödemekle yükümlü tutulacaktır.
Daire kararında belirtildiği gibi işveren feshi geçerli nedene dayanmaktadır. Buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy