(4857 S. K. m. 17, 32) (1475 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 151)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, sendikal tazminat, ikramiye ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi R. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık mahkeme dışı sulh sözleşmesinin geçerliliği noktasında toplanmaktadır.
Davacı; iş sözleşmesinin haksız olarak fesih edildiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacakların tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında davalı belediye ile aralarında yaptıkları protokol ile işe başlatılmak ve içerdeki alacaklarına mahsuben 5000.YTL ödenmek şartıyla alacaklarından ve faizinden feragat etmiştir.
Mahkemece, anılan protokol tartışılmadan davacı isteklerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yargılama sırasında taraflar arasında düzenlenen protokol niteliği itibarıyla sulh sözleşmesidir.
Sulh, görülmekte olan bir davanın taraflarının karşılıklı anlaşma ile dava konusu uyuşmazlığa son vermeleridir. Sulh mahkeme önünde yapılabildiği gibi mahkeme dışında da yapılabilir. Mahkeme dışı sulh diğer sözleşmeler gibi, tamamen maddi hukuk hükümlerine tabidir. Mahkeme dışı sulhun tarafları bağlaması ve mahkemece dikkate alınması iki halde mümkündür. Birinci halde, taraflar mahkeme dışında sulh oldukları sözleşmeyi mahkemeye verip buna göre sulh olduklarını bildirmişlerse, bu husus mahkemece tutanağa geçirilir taraflara okunur ve imza ettirilir, bu halde mahkeme dışı sulh, mahkeme içi sulhe dönüşür. İkinci halde ise, taraflar ikisi birlikte davaya bakan mahkemeye sulh olduklarını bildirmezler ve taraflardan biri böyle bir sulh sözleşmesini inkar ederse mahkeme dışı sulhe dayanan taraf bunu kanıtlamakla yükümlüdür. (Bkz. Prof. Dr. Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü 3. Cilt, 5.Baskı Sf.2693 vd)
Somut olayda davalı tarafın yargılama sırasında mahkemeye sunduğu protokol başlıklı belge incelendiğinde; davalının davacı işçi ile işe başlatılmak ve içerdeki alacaklarına mahsuben 5000.YTL ödenmek üzere anlaştığı ve bu anlaşma uyarınca davacının işe başladığı anılan miktar paranın davacıya ödendiği anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere, taraflarca imzalanan protokol niteliği itibarıyla geçerli bir dava dışı sulh sözleşmesi olup tarafları ve mahkemeyi bağlar. Anılan belge bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy