(4857 S. K. m. 17, 32, 41, 57) (1412 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, izin ücreti ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Karar: Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, Gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı davalıya ait işyerinde son bir yıldır haftanın 6 günü, daha öncesinde ise haftanın bütün günleri mili bayramlar dahil 12.00-24.00 saatleri arasında maaş + parça başı ücret ile çalıştığını ileri sürerek fazla çalışma ücretinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı ise çalışma saatlerinin davacının insiyatifinde olduğunu, iddia edildiği gibi gece 24.00'lere kadar bir çalışmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece istek hüküm altına alınmıştır.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İşyerinde en üst düzey konumda çalışan işçinin görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir yönetici ya da şirket ortağı bulunması durumunda, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Somut olayda davacı satış temsilcisi olarak işveren tarafından verilen elektronik aletlerin işyeri dışında müşterilere tanıtımını yaparak satışını gerçekleştirmekte ve satışını gerçekleştirdiği ürünler üzerinden prim almaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 12-24 saatlik çalışma süresi içerisinde 1 saat ara dinlenme ile haftanın 7 günü çalıştığı dönemde haftalık 32 saat, haftanın 6 günü çalıştığı dönemde haftalık 21 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Yapılan işin niteliği gereği çalışma saatlerini davacı ayarlamakta ve yaptığı satışlar üzerinden de prim aldığından yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda fazla çalışma isteğinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy