(4857 S. K. m. 25) (1086 S. K. m. 275, 415)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ücret, vergi iadesi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F.Benli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalıya ait iş yerinde 19.03.2002-04.06.2007 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından hak nedene dayanılmaksızın feshedildiğini, ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, iş akdinin davacının iş yerini terk etmesi nedeni ile sonladığını ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
Yerel mahkemece dava konusu alacak miktarlarının belirlenmesi açısından bilirkişi incelemesi yaptırılması hususunda verilen ara kararda, davacı vekiline bilirkişi ücreti karşılaması hususunda kesin süre verilmesine rağmen, ara karar gereğinin yerine getirilmemesi nedeni ile davanın ispatlanamadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş akdinin haklı nedene dayalı feshedilip edilmediği noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İş hukuku yargılamasında, feshin haklı nedene dayandığı hususunda ispat külfeti davalı işverene düşmektedir.
Somut olayda davalı işverenin belirtilen ispat külfetini tam olarak yerine getirip getirmediği değerlendirilmemiştir. Bu somut hukuksal olgulara göre, davanın ispat edilemediğinden söz edilemez.
Öte yandan HUMK.275. maddesine göre, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez. Davaya konu alacak miktarlarının saptanması özel veya teknik bilgiyi gerektirmemektedir. Diğer taraftan, dava konusu isteklerin hesaplanması için, re'sen dosyanın hesap bilirkişisine verilmesine karar verilmiştir. H.U.M.K. nun 415. maddesi uyarınca resen icraen emrolunan işlemin gerektirdiği gider iki taraftan birinin veya her ikisinin tediye etmesine karar verilir. Tayin edilen süre içinde bu gider yatırılmamış ise ileride icap edenlerden alınmak şartı ile Devlet Hazinesi'nden ödenmesine karar verilebilir. Mahkemece bu hüküm doğrultusunda işlem yapılabileceği gibi dosyadaki verilere göre de resen hesaplama yapılarak alacak miktarları belirlenebilir. Bu nedenle davacıya verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeni ile davanın reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy