(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 22)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, hafta tatili, fazla çalışma ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi C.Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi davalı işveren yanında 26.6.2002 tarihinde asgari ücret ve prim şeklinde ücret ile çalışmaya başladığını, ilk 2 ay bu şekilde ücret ödendiğini, daha sonraki aylarda sadece ücret olarak prim ödendiğini, çalışma koşullarında değişiklik yapılması nedeni ile 5.12.2006 tarihinde haklı olarak iş sözleşmesini feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacağı talep etmiştir.
Davalı işveren davacı işçinin çalışma koşullarında aleyhine bir durum olmadığını, maaş dahil prim sistemiyle çalıştığını, iş sözleşmesini davacının haksız olarak feshettiğini, davacının tüm haklarının ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacı işçinin asgari ücret ve prim şeklinde çalıştığı belirtilerek kıdem tazminatı, ücret ve fazla çalışma alacağına hükmedilmiştir.
Davacının ücrete ilişkin iş koşulları 1475 sayılı İş Kanununun yürürlük süresi içerisinde aleyhe değişmiş davacı işçi bunu fesih nedeni yapmamıştır. Bu durumda çalışma şartı haline gelen bu koşullar nedeniyle davacı işçinin daha sonra alacak talep etmesi mümkün değildir. Ancak aynı olgu yürürlükte bulunan 4857 sayılı İş Kanunu zamanında gerçekleşse idi aynı yasanın 22. maddesi gereğince davacı işçinin kabulü gerekeceğinden çalışma şartı haline gelmesinden bahsedilemeyecekti. Somut olay 1475 sayılı yasa döneminde olduğundan davacı işçinin çalıştığı döneme ilişkin asgari ücret talebinin reddi gerekirken kabulü bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan anılan asgari ücret farkının kıdem tazminatına yansıtılması hatalı olup bozma nedenidir.
4- Ayrıca prim üzerinden çalışma şeklinde fazla çalışma ücretinin %50 artış üzerinden hesaplanması gerekir. Varılacak sonuçta usulü müktesep hakta gözetilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy