(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 57) (6772 S. K. m. 1, 2, 3)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, ilave tediye ve ikramiye alacağı, yıllık izin ücreti, giyim yardımı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi U. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkilinin davalı belediyede kesintisiz olarak çalışıp emekli olduğu halde TİS hükümlerine göre hesaplanacak kıdem tazminatının ve TİS'ten kaynaklanan alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; kıdem tazminatı, ilave tediye ve ikramiye, yıllık izin ücreti ve giyim yardımı alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kesintisiz çalışma iddiasının doğru olmadığını, kıdem tazminatının belediyenin ekonomik sıkıntıları nedeniyle ödenemediğini, davacının kullandığı raporların yıllık izine çevrilmesinin bakanlık müfettişince bildirildiğini, bu kadar uzun süre izin kullanmadan çalışma iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sunulan belgelerle bir kısım ikramiye alacaklarının ödendiğinin kanıtlandığını, talep edilen alacakların zaman aşımına uğradığını, davacının bordroları ihtirazi kayıtsız imzalaması nedeniyle talep hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Yerel mahkemece dava konusu alacaklar kısmen hüküm altına alınmıştır.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2- Davacı 538 gün izin kullanmadığı iddiasında bulunmuştur. Davalı işyeri belediye olup kamu kurumudur. Mahkemece yapılacak iş; davacının izin kullanmadığı aylara ilişkin ücret bordrolarının celbedilip anılan tarihlerde çalışıp çalışmadığı belirlenerek varsa kurum kayıtlarını karşılaştırmak, cevap dilekçesinde bulunan her türlü delil ibaresinden hareketle gerekirse davalıya yemin teklif etme hakkını hatırlatarak sonuca gitmektir.
Kabule göre de, ıslah dilekçesinde faiz talep edilmediği halde ıslah ile artırılan miktarlara ıslah tarihinden itibaren de faiz yürütülmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy