(4857 S. K. m. 25) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F.Benli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,
Sonuç: Yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.04.2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacı, iş akdinin işveren tarafından haksız feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili davacının işyerinde belirlenen sigara içilen yer ve sigara içme saatleri dışında 2 kez sigara içtiği ve kendisine ihtar cezaları verildiği, 14/09/2007 tarihinde yine aynı şekilde sigara içmesi nedeniyle iş akdinin TİS hükümlerine uygun olarak haklı feshedildiğinden davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme; davacı gibi bazı işçilerinde zaman zaman sigara içtikleri, bunların iş akidlerinin feshedilmediği davacının eyleminin fesih için geçerli neden olabileceği haklı sebep oluşturmayacağı gibi iş güvenliğini tehlikeye düşürdüğü de ispat edilemediğinden davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Yerel mahkeme kararı yüksek dairenin çoğunluk oylarıyla onamıştır.
Çoğunlukla görüş ayrılığı davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Toplu İş Sözleşmeleri tarafların karşılıklı hak ve borçlarını, hizmet akitlerinin muhtevası, yapılması ve sona ermesine ilişkin hukuk kurallarına düzenleyen bir sözleşme tipidir. Hizmet akdinin eki mahiyetinde olan işyeri personel yönetmeliğini amacı ise işyerinde düzenli ve verimli çalışmayı sağlamak tarafların hak ve menfaatlerini dengeleyerek işyerindeki iş barışını düzenlenmeye yönelik kuralları belirlemektir. Taraflar koşulsuz olarak bu kurallara uymakla yükümlüdür.
Davacının çalıştığı işyerinde 01/02/2007 tarihinde imzalanan 01/01/2007-31/12/2009 yürürlük tarihli TİS uygulanmaktadır. Yine işyerinde hizmet akdinin eki mahiyetindeki personel yönetmeliği bulunmaktadır.
Toplu İş Sözleşmesinin 57/c-3 maddesine göre işyerinde belirlenen yerler dışında sigara içilmesinin yasak olduğu aksine hareketin cezası işverence iş akdinin fesih olduğu belirlenmiştir. Aynı hüküm dosya içerisinde bulunan personel yönetmeliğinin 34/c-3 maddesinde de kararlaştırılmıştır.
Somut olaya gelince davacının sigara içilmemesi gereken mahallerde 25/08/2005 ve 18/08/2007 tarihlerinde sigara içtiği sabit olup bu eylemleri karşılığı iki kez ihtar cezası aldığı görülmüş bu durum mahkemenin de kabulündedir. Davacı buna rağmen 14/09/2007 tarihinde yine sigara içilmemesi gereken mahalde sigara içerken görülmüştür. Davacı almış olduğu ihtar cezalarına rağmen eylemlerini sürdürmüş, bunda da ısrarkar olduğu sabittir. Bu davranışlarının cezası gerek TİS 57. gerekse personel yönetmeliğinin 34. maddesinde belirlenmiş olup oda akdin feshidir.
İşverende bunu yapmıştır. Davacının eylemlerini fesih için geçerli neden olarak kabul etmek yazılı kurallara ters düşeceği gibi işyerinde iş düzeninin sağlanması, iş barışının kurulmasını da zorlaştırır. Ayrıca işin yapıldığı yer tekstil işyeridir, bu kabul işyerlerinde rastgele sigara içilmesi işin ve işverenin güvenliğini tehlikeye düşürme riski çok yüksektir; davacının eylemi göz arda edilecek bir davranış değildir. Davalının diğer sigara içen kişilerin akdini feshetmediği şeklindeki mahkemenin kabulü de yerinde değildir çünkü somut olarak bu kişiler belirlenmediği gibi bunlara önceden ihtar cezası verilip verilmediği de tespit edilememiştir.
Dosyadaki tüm deliller değerlendirildiğinde davacının iş akdinin işveren tarafından feshi; TİS ve personel yönetmeliğine uygun olup davacının eylemi 4857 sayılı yasanın 25/II maddesi gereğince doğruluk ve iyi niyet kuralları ile bağdaşmayan davranış olup haklı feshi gerektirdiğinden kıdem ve ihbar tazminat taleplerinin reddi gerekir. Açıklanan nedenlerle mahkeme kararının bozulması görüşünde olduğum için çoğunluğun onama kararına katılamıyorum. 20/04/2011 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy