(818 S. K. m. 18, 19, 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesiniistemiştir.
Yerel mahkeme, isteği reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin, geçerli neden olmadan, davalı işveren tarafından feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, müvekkili Bora Ergene mantar hammadesi (kompost) satın aldığı MÜPA A.Ş.'nin Uzunbey köyünde bulunan tesisleri Uzunçiftlik belediyesinin meclis kararı ile mühürlendiği, ayrıca Kocaeli İl Çevre müdürlüğü tarafından uyarı yazısı gönderildiği ve bu idari işlemlere karşı tüm yasal yollara müracaat edilse de toplam kompost üretme kapasitesi%61 oranında azaldığını, MÜPA A.Ş.'nin mantar üretme kapasitesinin azalması ile müvekkilinin de komposttan mantar üretme faaliyeti kesilmek zorunda kaldığını, bu nedenle müvekkilinin Ketenceler köyünde kiraladığı mantar üretme alanına ait kira sözleşmesini feshederek imalat yaptığı alanı tahliye etmek zorunda kaldığını, bu alanda çalışan 75 işçinin tamamının iş sözleşmelerinin işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle feshedilerek kıdem ve ihbar tazminatına hak kazananları tahakkukların yapılarak ödemelerine başlandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davalı işyerinde çalışırken iş aktinin feshedileceğine ilişkin fesih yazısının 19.09.2008 tarihinde fesih bildiriminin tebliğ edildiği, davanın ise 11.11.2008 tarihinde açıldığı, 1 aylık dava açma süresinin geçirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (15.09.2008 gün ve 2008/1860 Esas, 2008/23531 Karar sayılı ilamımız).
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut olayda, davalı işverenin, davacının iş sözleşmesinin 05.11.2008 tarihinde sona ereceğine dair 19.09.2008 tarihinde fesih bildiriminde bulunduğu, bu bildirimde belirtilen tarihe kadar ihbar öneli kullandırılacağını belirttiği anlaşılmaktadır. Bu tarihten sonra 15.10.2008 tarihinde tanzim olunduğu anlaşılan ve davacının imzasını taşımayan yazı ile davacı için 15.10.2008 - 27.11.2008 tarihlerini kapsayan döneme ilişkin ihbar tazminatı ve 15.10.2008 e kadar ücret hesabı yapıldığı, bu meblağların 17.10.2008 tarihinde davacının hesabına yatırıldığı, ayrıca bu düzenlemeye paralel, tarih içermeyen ikinci bir fesih yazısının tanzim edildiği ancak davacıya tebliğ edildiğine dair bilgi olmadığı görülmektedir. Öte yandan dosyada mevcut işten çıkış bildirgesinde de çıkış tarihi 27.11.2008 olarak gösterilmiştir. Bu durumda, davalı işveren tarafından yapılan ilk fesih bildiriminin ardından, işe iade davasının önkoşulu olan hak düşürücü süre geçmeden önce ikinci ve farklı bir fesih bildiriminin yapıldığı, bu suretle ilk yapılan feshin hukuki sonuçlarını doğurmadığı ve açılan işe iade davasının süresinde olduğu açıktır. Mahkemece, davanın süresinde olması nedeniyle esasa girilerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile red hükmü kurulması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,14.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy