(4857 S. K. m. 20, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin, geçerli neden olmadan, davalı işveren tarafından feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin, İş Kanununun 25/II-ı maddesi gereğince işçinin, iş güvenliğini kusur ve tehlikeye düşürmesi ve işvereni zarara uğratması nedeni ile feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Davalı işveren, iş sözleşmesini iş kanununun 25/II-ı maddesi gereğince tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu kazaya sebebiyet vermek ve kusurlu davranış nedeni ile bilirkişi raporunda belirtilen hususlarda iş akdinin sona erdirildiğini bildirmiştir. Davacı aracın birkaç kez bakıma alındığını viteste atma problemi olduğunu, aracın frenlerinde problem olduğunun işverence de bilindiğini, kasıtlı olarak kaza yapılmadığını, feshin son çare olması gerektiğini bildirmiştir. Delil tespiti yapılmış bilirkişi raporunu ibraz etmiştir. Olayda iş makinesinde herhangi bir hasarın olmadığı bildirilmiş, davacının %60,davalı işverenin iş makinesinin kullanılması için gerekli olan eğitimi vermemesinden dolayı %40 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacının meydana gelen kazada kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürdüğü kanaatine varılmamıştır. Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucunda kazaya sebebiyet verilmiş davacının herhangi bir kastının olmadığı, kasıtlı olarak iş güvenliğini tehlike düşürdüğü görülmemiştir. Tanık anlatımlarından aracın frenlerinin boşa alındığı ve araçta fren konusunda sorunlu olduğu işçiler tarafından konuşulup bildirilmiştir. Araçtaki hasarın doğal malzeme yorulmasından mı yoksa çarpmanın etkisi ile mi olup olmadığı dahi anlaşılamamaktadır. Tedbirsizlik sonucu bu kazaya sebebiyet vermek nedeni ile davacının iş akdinin sona erdirilmesi davacıya verilen ağır bir cezadır. Davacı kendi hayatı pahasına başkalarına da zarar vermeden aracın kontrolünü sağlayıp toprak zemine aracı kırarak durdurarak gerekli özen ve itinayı da göstermiştir. Söz konusu araçta hasar olmamış ancak aracın bulunduğu yerden çıkartılması için gerekli olan yardım için 2000 TL lik masrafın yapılabileceği görülmüş bu da kusur oranı ile çarpıldığında davacının 30 günlük ücreti tutarının altında kalan bir rakam olduğundan iş kanununun 25/II-ı maddesindeki koşulların oluşmadığı görülmüştür. Haklı nedenle fesih koşulları oluşmadığı gibi geçerli nedenle fesih koşulları da oluşmamış davalı işveren iş akdini geçerli nedenle feshettiğine ilişkin başkaca belge, delil vs. ibraz etmemiş davacının başka işte çalıştırılması koşulları da araştırılmadan feshin son çare olması ilkesi dikkate alınmadan iş akdi geçerli-haklı nedenle davalı işveren tarafından feshedilmemiştir. gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, değinilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmişse de, dosya içinde mevcut, teknik bilirkişi raporunda, davacının, meydana gelen kaza nedeniyle ihmali olduğu belirtilmiştir. İşçiye, yapılan iş ile ilgili olarak yeterli eğitim verilmemesi, haklı fesih nedenini ortadan kaldırıyorsa da, bilirkişi raporu göz önüne alındığında, davacının özensizliği de ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle geçerli nedenle fesih kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken işe iadeye hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20 / 3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın reddine,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 35.00 YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 575 YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine kesin olarak 14.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy