(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 32)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, izin ve ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi davacıyla davalılardan T... M. P. Milletlerarası Nakliyat A.Ş. avukatlarınca istenilmesi davacı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.2.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına vekili geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi Ş. Ç. tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi tır şoförü olarak davalıya ait işyerinde 1985 - 2003 yılları arasında çalıştığını ve iş sözleşmesinin işverence feshedildiği gerekçesiyle ihbar ve kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarını talep etmiştir.
Davalı işveren 28.11.1991 tarihinde haklı olarak iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini ve davacının 6.12.1991 tarihli ibranameyi verdiğini, 16.1.1992 tarihinde yeninden işe alındığını ve 21.11.2000 tarihinde emeklilik suretiyle ayrılıp yine işvereni ibra ettiğini, 20.12.2000 tarihinde 3. kez işe girdiğini ve son olarak da nedensiz yere işyerine gelmediği için haklı olarak sözleşmenin feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının izinde olduğu bir sırada sefere gönderilmek istenmesi ve işçi tarafından kabul edilmemesi üzerine işverence iş sözleşmesinin feshedildiği şeklinde değerlendirmeye gidilerek emeklilik sonrası için ihbar ve kıdem tazminatı istekleriyle izin ücreti ve ücrete dair talepler kabul edilmiş, diğer istekler reddedilmiştir.
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazlarıyla davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi 1.4.1985 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmaya başlamış, 28.11.1991 tarihinde devamsızlık sebebiyle iş sözleşmesinin feshine dair noterde işlem yapılmıştır. Sözü edilen fesih yazısının davacı işçiye tebliğ edilip edilemediği de dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Ancak 6.12.1991 tarihli matbu ibranamede boşluk kısımları tarih yazılmak suretiyle doldurularak kıdem ihbar tazminatlarının ve diğer işçilik alacaklarının ödendiği bilgisine yer verilmiştir. Davalı işveren davacının 16.1.1992 tarihinde 2. kez işe girdiğini belirtmiştir.
Davacı tanıkları davacının 1991 yılı içinde kesintisiz olarak çalıştığını açıklamışlardır.
Davacı işçi 1991 yılında ara vermeksizin çalıştığını ve iş sözleşmesinin feshedilmediğini ileri sürmüş, bu yönde pasaport kayıtlarını ibraz ederek çalışılmadığı savunulan 28.11.1991 - 16.1.1992 tarihleri arasında işveren adına yurt dışına çıkış ve girişlerinin olduğunu belirtmiştir. Mahkemece sözü edilen giriş ve çıkışların davalı işveren adına gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmış değildir. Bu konuda vize işlemlerinin ne amaçla ve kim tarafından yapıldığı husus da sorularak davacının çalışmadığı ileri sürülen dönem için davalı işverene ait araçlarla yurt dışına giriş çıkış yapıp yapmadığı belirlenmelidir.
Yapılacak olan araştırma soncunda davacının ara vermeksizin çalıştığı belirlendiği taktirde hesaplama kesintisiz olarak yapılmalıdır. Davacının bir süre ara verdiği belirlendi taktirde davalı işverence ileri sürülen fesih gerekçesi ve diğer deliller değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.
Davacının imzasını taşıyan 6.12.1991 tarihli ibranamede miktar yazılı olmayıp, davacıya ihbar ve kıdem tazminatlarının ödendiği yazılıdır. Ancak davalı işveren davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunduğuna göre bu çelişki sebebiyle ibranameye değer verilemez. Mahkemece 6.12.1991 tarihli ibranameye değer verilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Davacının 21.11.2000 tarihinde emeklilik suretiyle ayrıldığı tartışma dışıdır. Davacı işçi emeklilik sonrasında ara vermeksizin çalışmaya devam ettiğini ve kendisine kıdem tazminatı olarak kısmi ödeme yapıldığını ileri sürmüştür. Davalı işveren emekliliğin ardından davalı işverenin ibra edildiğini, davacının 20.12.2000 tarihinde yeniden çalışmaya başladığını savunmuştur.
Davacı işçi çalışılmadığı ileri sürülen 21.11.2000 ile 20.12.2000 tarihleri arasında davalı işveren adına yurt dışı seferlerinin yapıldığına dair Emniyet Müdürlüğüne ait giriş çıkış kayıtlarını sunmuştur. Mahkemece sözü edilen kayıtların işveren nam ve hesabına yurt dışı giriş ve çıkışlarla ilgili olup olmadığı konusunda gerekli araştırmaya gidilmemiştir. Bu yönde eksik incelemeyle karar verilmesi de hatalıdır.
Davacının imzası bulunan 21.11.2000 tarihli ibranamede kıdem tazminatının ödendiği ve işverenin ibra edildiği belirtilmiştir. İbranamede miktar bulunmamaktadır. Ancak işverence sunulan ibraname ekinde kıdem tazminatı tahakkukuna dair hesap bordrosu bulunmaktadır. Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamasına göre ibraname, ekindeki belgede yazılı miktarla sınırlı makbuz hükmündedir. Mahkemece ibranamenin makbuz etkisi gözetilmeden ibraya konu dönem için de borcun sona erdiğini kabulü hatalı olmuştur.
3- Davaya konu işçilik alacaklarının bir kısmı 24.7.2003 tarihli ihtarnameyle talep edilmiştir. Davacı işçi dava dilekçesinde ve ıslah talebinde fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiş olup dosya içinde bulunan ihtarname içeriğine göre ihtarnamede sözü edilen ihbar tazminatıyla izin ücreti açısından işverenin temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faize karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 825.00TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 22.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy