(1136 S. K. m. 164)
Dava: Davacı, bir kısım işçilik alacaklarının ödetilmesinekarar verilmesiniistemiştir.
Yerel mahkeme, davanın görev yönünden reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Çil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Mahkemece davacının açmış olduğu davada idari yargının görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, kısa kararda avukatlık ücreti, yargılama gideri ve harç yönünden olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Daha sonra yazılan gerekçeli kararda harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına şeklinde karar verilmiş, davalı vekili kararı süresi içinde temyiz etmiştir.
Davalının temyizinin süresinde olmadığı gerekçesiyle mahkemece 12.2.2009 tarihinde verilen ek kararla temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, davalı vekili bu kez anılan red kararını süresi içinde temyiz etmiştir.
Dosya içeriğine göre, 28.1.2009 tarihinde taraflar vekillerinin yüzüne karşı karar verilmiş olsa da, avukatlık ücreti, harç ve yargılama gideri noktasındakısa karar açık olmadığından temyiz süresinin tefhimle başlaması düşünülemez. Davalının gerekçeli karar ile öğrendiği hususu yasal süresi içinde temyize konu ettiği anlaşılmakla, mahkemece 12.2.2009 tarihli red kararının ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Davanın görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle reddine veya davanın nakline ya da açılmamış sayılmasına karar verildiğinde, yargılama giderleri istemlerin de kararı veren mahkemece hüküm altına alınması zorunludur. Bir başka anlatımla görevsizlik, yetkisizlik nedeni ile dava dilekçesinin reddine karar veren mahkeme, o ana kadar yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretine de ayrıca ve açıkça karar vermelidir. Bu konuda görevli veya yetkili mahkemenin karar vermesi şeklindeki kararlar usule aykırıdır.
Somut olayda, mahkemece harç, yargılama gideri ve vekaletücreti yönünden mevcut yasalarla, avukatlık ücret tarifesi hükümlerine göre bir karar verilmesi gerekirken, görevli mahkemece hükme bağlanması yönünde hüküm tesisi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy