(4857 S. K. m. 18, 20, 25)
Dava: Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmaksızın işverence feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine, işe iadeye ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, işçinin depo bölümünde çalıştığını, bu bölümde üretim hammaddelerinin bulunduğunu, genelde patlayıcı ve yanıcı maddeler olduğunu, işçilerin sigara içmesinin bu nedenle şarta bağlandığını, davacıya gerekli eğitimin de verildiğini, buna rağmen depoda 23 ve 28.1.2008 günleri sigara içtiğinin tespit edildiğini, davacının peçeteye sararak attığı tam sönmeyen sigara nedeniyle yangın tehlikesi doğduğunu, feshin haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia ispat edilemediğinden feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 25 II- (ı) bendinde, işçinin isteği ile ya da işini ihmal etmesi sonucu işyerindeki işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi hali işverenin haklı fesih nedenleri arasında gösterilmiştir.
İş güvenliği hükümleri, işçi sağlığı ve güvenliğini korumaya yönelik titizlikle uyulması gereken kurallardır. Bu konuda işverenin alması gereken tedbirlerin yanında işçinin de yükümlülükleri vardır. İşçinin kasıtlı bir davranışı ya da görevini savsaması sonucu işin güvenliği yönünden bir tehlike belirirse, işverenin derhal haklı nedenle fesih hakkı ortaya çıkar.
İşçinin bu konuda uyarılması veya hatırlatmada bulunulmasına gerek olmadığı gibi, bu konuda belli bir zararın ortaya çıkmış olması da gerekmez. Aynı bentte ayrıca düzenlenmiş olan işçinin otuz günlük ücretin tutarı ile karşılanamayacak bir zarar vermesi, işin güvenliğini tehlikeye düşürmekten bağımsız bir fesih nedenidir.
Güvenlik hizmeti veren bekçinin uyuması veya görev yerini terk etmesi, yanıcı ve patlayıcı maddelerin bulunduğu yerde yasaklanmış olmasına rağmen sigara içilmesi, basınçla ve yüksek ısıyla çalışabilir bir cihazın kontrolü ile görevlendirilen bir işçinin görevini savsaması gibi örnekler, işin güvenliğini tehlikeye düşüren davranışlara örnek olarak verilebilir.
Dosya içeriğine göre, davacı yaklaşık iki yıldır depo sorumlusu olarak çalışmaktadır. İşyerinde belirlenen alan dışında sigara içilmeyeceği düzenlemesi iş sağlığı ve iş güvenliği talimatları ile duyurulmuştur. Yine davacının iş güvenliği toplantısına da katıldığı görülmektedir. Davacının depo bölümünde 23.1.2008 günü depoda sigara içtiğinin görüldüğüne ve uyarıldığına ilişkin tutanak tutulmuştur. Yine 28.1.2008 tarihli, 23'ündeki uyarıya rağmen depoda sigara içtiği, izmariti çöp kutusuna attığı, çıkan yangının işçilerce söndürüldüğü hususunda bir başka tutanak bulunmaktadır. Yargılama sırasında dinlenen tutanak düzenleyicileri olayı doğrulayarak davacının daha önce hammadde deposunda sigara içerken yakalandığını, ikinci kez de çöp kutusuna atılan tam söndürülmemiş sigara izmariti nedeniyle kutudan duman çıktığını, müdahale ederek söndürdüklerini, o an depoda davacıdan başka kişinin olmadığını, sorulduğunda önce inkar ettiğini, ancak izmaritin markası gösterilince kendisinin içtiğini kabul ettiğini beyan etmiştir. Davacının işyeri güvenliğini tehlikeye düşüren yasak bölümde sigara içmesi nedeniyle sözleşmenin feshi haklı nedene dayanmaktadır. İşe iade isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 118.30 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 575-YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 21.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy