(4857 S. K. m. 17, 25, 32, 41) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Karar: Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi K. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, Gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 01.01.2003- 30.01.2006 tarihleri arası dönemde plastik enjeksiyon ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesine davalı işveren tarafından tek taraflı olarak işine son verildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ve ücret alacağı isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekili, davacının, işverene ait palet tahtalarını çalarken şirketi yetkilisi S. A. tarafından yakalandığını, davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, iş sözleşmesinin Teybe Gedik tarafından İş Kanunun 25/II- e maddesi gereğince feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshinin haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle kıdem, ihbar tazminatlarıyla isteklerinin reddine, ücret alacağı isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Bir davadaki asıl sorun hakkında karar verilebilmesi için daha önce çözülmesi gereken bir sorunun başka bir mahkeme tarafından başka bir davada karara bağlanması gereken hallerde bekletici mesele söz konusu olur. H.U.M.K.'nunda bekletici meseleyi düzenleyen genel bir hüküm yoktur. Ancak gerekli halleri bekletici mesele yapmak H.U.M.K.'nun sistemine göre mümkün olup Yargıtay'ın uygulaması da bu yoldadır.
Derdest olan bir davanın sonuçlanmasının başka bir davada bekletici sorun yapılabilmesi için bekletici mesele yapılacak davanın başka bir mahkemede görülmekte olması ve iki dava arasında bağlantı bulunması gerekir. Mevcut olup olmadığı diğer davada kesin olarak karara bağlanacak olan hukuki ilişkinin, kısmen veya tamamen bekletilerek davaya etkili olması başka bir ifadeyle diğer dava hakkında verilecek hükmün bekletilerek davada verilecek hükmü etkileyecek nitelikte olması gerekir.
Dosya içerisinde mevcut bilgi ve belgelerden davacı hakkında davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin feshine gerekçe yapılan palet tahtalarının alınması iddiası ile ilgili suç duyurusunda bulunulduğu ve davacı işçi hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 29.04.2008 tarihinde Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/413 Esas sayılı dava dosyasında ceza davası açıldığı ve davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Eylem ve davacı arasında nedensellik bağı ceza davası sonunda maddi olgu olarak kesinleşeceğinden söz konusu ceza davasının sonucu beklenmeden verilen karar hatalıdır. Ceza davasında verilecek karar kesinleştikten sonra bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir. Yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy