(4857 S. K. m. 17, 20)
Dava: Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Karar: Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin, geçerli neden olmadan, davalı işveren tarafından feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, hizmetli kadrosuyla işe alınan davacının, son iki yıldır bu görevini yapmadığını, hayvan yemi üretilen müvekkili şirkette, tarım sektöründeki genel daralmaya paralel olarak üretimde ve pazarlamada gerilemeler olduğunu, bu nedenle bir takım tedbirler alındığını ve hizmetli kadrosunun iptal edildiğini, buna rağmen davacının iş sözleşmesinin hemen feshedilmediğini, yaklaşık 2 yıl süreyle farklı işlerde kendisinden yararlanılmaya çalışıldığını, ancak kapasitesi ve yetersiz eğitimi ile fiziki gücünün ağır üretim işçiliğinde çalıştırılmasına olanak vermemesi, şirketin de içerisinde bulunduğu ekonomik durum ve yeniden yapılanma gereği personel yapısının genel gidişata etkileri doğrultusunda iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca feshedildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Davalı şirketin, feshe dayanak yaptığı satışlardaki azalmayı ve buna bağlı karlılığın düştüğünü, buna dayalı olarak iş gücü fazlalılığının ortaya çıktığını, davacının çalıştığı kadronun iptal edildiğini ve işletmede başka bir işte davacıyı çalıştırma olanağının kalmadığını, fesihte sosyal seçim kriterlerine uyduğunu ve son çare olarak fesih yoluna gittiğini kanıtlamak durumundadır. Ancak feshe dayanak yapılan gerekçelerle ilgili olarak dosyaya herhangi bir kayıt sunulmamıştır. Her ne kadar son 1,5 yıldır işyerine yeni işçi alınmadığı her iki taraf tanıklarınca ifade edilmiş ise de, davacının çalıştığı hizmetli kadrosunda 3 temizlik işçisi daha bulunduğu, davacının da bunlardan kıdemli olduğu, diğer temizlik işçilerinin davacıdan sonra işe girdikleri, halen çalışmalarına devam ettikleri, hizmetli kadrosunun tamamen iptal edilmediği anlaşılmıştır.
Bu nedenlerle; feshe dayanak yapılan gerekçelerin davalı işveren tarafından somut deliller ile ve kesin olarak kanıtlanamadığı, davacının çalıştığı hizmetli kadrosunun iptalinin söz konusu olmadığı ve fesihte sosyal seçim kriterlerine de uyulmadığı kanaatine varılmıştır. gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan inceleme hüküm kurulması için yeterli değildir. Dosya içeriğinden, bilirkişinin mahallinde inceleme yapmadığı anlaşılmaktadır. İşveren, davacının iş sözleşmesini işletme gerekleri nedeniyle feshettiğini savunmuştur. Tutarlılık ve ölçülülük denetimi kapsamında, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı, feshin kaçınılmaz olup olmadığı, davacının çalıştığı işyerinin neresi olduğu, kapatılıp kapatılmadığı, davacının aynı veya başka bir birimde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, davalı işverenin işten çıkarılacak işçilerin belirlenmesinde Kendisini bağlayan kurala uyup uymadığı yönünden somut olarak araştırma yapılmalıdır. Bunun için de işletmesel karara ilişkin belgelerin yanında, işletmede veya işyerinde çalışan tüm işçilerin görev tanımları, işletme, işyeri organizasyon Şeması, işten çıkarılacak işçilerin, işyeri şahsi sicil dosyası, görev tanımları ve çalıştıkları bölümleri gösteren kayıtlar ile fesihten önce ve sonrasını kapsayacak şekilde işçi alımı ve çıkarılmasını gösteren işyeri SSK bildirgeleri getirilmeli, işyerinde keşif yapılarak, özellikle işletmenin faaliyet alanını ve iş organizasyonunu bilen uzman bilirkişiler aracılığı ile inceleme yapılmalı ve feshin yukarda belirtilen ilkelere göre geçerli nedene dayanıp dayanmadığı belirlenmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy