(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 32) (5521 S. K. m. 1)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, ücret alacağı, manevi tazminat alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar: Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N.T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, hammadde ve ambalaj satın alma sorumlusu olarak çalıştığını, hammadde alım satımıyla ilgili bir olay nedeniyle haksız olarak işten çıkarıldığını belirterek bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, bir kısım firmalardan yapılan alımlarda bazı malların piyasa fiyatlarının çok üzerinde fatura edildiğinin tespit edildiğini, yapılan görüşmeler sonucu satın alma müdürü ve yardımcısı davacının para karşılığı bu faturaları imzalayıp olur verdiklerinin tespit edildiğini ve akdin haklı nedenle feshedildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iş akdi işverene doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışta bulunduğu gerekçesi ile feshetmiş ise de kesinleşen yargı kararı ile davacının suiistimalin gerçekleştiği iddia edilen şirkette çalışmadığı, eylemin dışında olan A. İlaç Fabrikaları Türk A.Ş.'de hammadde ve ambalaj satın alma şefi olarak çalıştığı sabit olup işverenin bu durumu bildiği ve olay sırasında da bilmesi gerektiği halde yeterli araştırmayı yapmaksızın sadece A. Ü. A.'in olmadığı sırada daha önce faturası kesilen 1 adet faturaya ait malı davacının teslim almasından dolayı iş akdinin feshedilmesi sebebi ile feshin haklı nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosya kapsamı nazara alındığında, davacı tarafın manevi tazminat talebi hakkında Mahkemece ...Her ne kadar davacıya fesih bildiriminde isnat edilen suç sebebi ile kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddia edilmiş ve davacı ile davalı arasında o tarih itibari ile işçi işveren ilişkisi var ise de kişilik haklarına saldırı iş yasasından doğmadığından sadece işçi işveren ilişkisinin bulunması yeterli olmayıp aynı zamanda iş yasasından doğması gerektiğinden talebin genel mahkemelerin görev alanına giren tazminat niteliğinde olduğu kanaatine varılmakla dava dilekçesinin manevi tazminat yönünden görevsizlik sebebi ile reddine karar vermek gerekmiştir. gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmişse de, davacı tarafın talep ettiği manevi tazminat talebi taraflar arasındaki iş ilişkisinden ve hizmet akdinin ifasından kaynaklanmakta olup talep hakkında davaya bakma görevi İş Mahkemesinin olmasına karşın yanlış değerlendirme ile manevi tazminat talebi hakkında görevsizlik kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy