(4857 S. K. m. 41)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram, genel tatil, ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. Benli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait iş yerinde 08/07/2005 -16/10/2006 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiğini, fazla mesai yapmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, otel olarak işletilmekte olan işyerinin sadece yaz aylarında faaliyet gösterdiğini, bu nedenle davacının fazla mesai yapmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir Mahkemece iş akdinin davalı işverence haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabul ü yönünde hüküm kurulmuştur. Hüküm süresi içerisinde davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda; davacı tanığı iş yerinde yaz sezonu olan Nisan-Ekim ayları arasında günde 11 saat, bunun dışındaki dönemlerde ise günde 8 saat çalışıldığı yönünde beyanda bulunmuştur. Otel niteliğindeki iş yerinde, turizm sezonu olan yaz aylarında daha yoğun olarak çalışıldığı dinlenilen tüm tanıklar tarafından da doğrulanmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yaz ve kış dönemleri açısından herhangi bir ayrıma gidilmeksizin davacının tüm yıl boyunca aynı sürelerde çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Fazla çalışma ücret alacağı yönünden yanılgılı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy