(4857 S. K. m. 17, 21) (1475 S. K. m. 14) (193 S. K. m. 25, Geç. m. 77)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, kötüniyet ve ek tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş.Çil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi davalıya ait işyerinde 12.10.1998-17.01.2007 tarihleri arasında İstanbul bölge müşteri yöneticisi olarak çalıştığını, davalı işveren tarafından ikale sözleşmesi imzalattığını bu nedenle işe iade davası açma hakkını kaybettiğini, işverenin ödemesi gereken tutarın daha azını ödeyerek haksız ve nedensiz olarak iş akdini feshettiğini ileri sürerek ihbar, kıdem tazminatı ile ek tazminat farkları ve kötüniyet tazminatı istekleriyle bu davayı açmıştır.
Davalı işveren davacının da rızası ile bir takım tazminatların da ödenerek iş sözleşmesinin sonlandırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece taraflar arasında yapılan ikale sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edilmiş ancak kıdem tazminatı vergiye tabi olmadığı halde bu yönde kesinti yapılması sebebiyle toplam 43.285,32TL ödenmesi gerekirken 37.657.27 TL ödenmiş olması nedeni ile 5.048,31TL eksik ödendiği kabul edilmiş, bu yönde istek hüküm altına alınmıştır.
İş güvencesi tazminatının gelir vergisine tabi olduğu yönünde kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında uyuşmazlık, kıdem tazminatından kesilen verginin tahsili ile ikale sözleşmesi kapsamında yapılan ek ödemelerin gelir vergisine tabi olup olmadığı, bu kapsamda eksik ödeme yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
İşverence ikale sözleşmesi ile kıdem tazminatı 15.358,23 TL, ihbar tazminatı 6.210,89TL, ek tazminat 20.070,00TL ve izin ücreti 4.608,67 TL ödenmiştir. Kıdem tazminatı 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25. maddesi gereği gelir vergisinden muaf olduğu halde gelir vergisi matrahına eklenerek vergilendirmeye tabi tutulması hatalı olmuştur. Bu yönüyle davacı işçiye kıdem tazminatı eksik ödenmiştir. Ancak kesilen vergi tutarı işveren uhdesinde kalmayıp vergi dairesine yatırılmış olmakla aynı tutarın bir defa daha işverenden tahsili işverenin mükerrer zararlandırılmasına neden olur. Davacı işçinin kıdem tazminatının gelir vergisi matrahına eklenmesinden kaynaklanan eksik ödemeyi ilgili vergi dairesinden talep etmesi gerekir. Bu yönde fark kıdem tazminatı için verilen karar hatalıdır
Öte yandan 16.6.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5904 sayılı yasa ile 193 sayılı gelir vergisi kanununda değişiklik yapılmış ve işe başlatmama tazminatı gelir vergisi istisnaları arasında gösterilmiştir. Buna göre işe başlatmama tazminatından gelir vergisi kesilmemeli, sadece damga vergisi kesilmesiyle yetinilmelidir.
Aynı yasa ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen geçici 77. maddede ise, Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlerle ilgili olarak 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesi uyarınca işverenlerce işçiye ödenen işe başlatmama tazminatları, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz. Anılan dönemlere ilişkin işe başlatmama tazminatı gelir vergisi tevkifatına tabi tutulan mükelleflerin; tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca tahsil edilen gelir vergisinin red ve iade işlemleri yapılır şeklinde kurala yer verilerek daha önce kesilen gelir vergisi ile ilgili iade esasları belirlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre daha önce kesilen gelir vergisi tutarları vergi yükümlüsüne iade edilmelidir.
Somut olayda davacı işçiye işveren tarafından iş sözleşmesinin feshinde yapılan ek ödeme işe başlatmama tazminatı niteliğinde değildir. Asıl olan kazancın gelir vergisine tabi olmasıdır. Vergi muafiyeti sağlayan istisnalar yasa ile açıkça düzenlenmeli ve genişletici yoruma gidilmemelidir. Bu itibarla işveren tarafından iş sözleşmesinin feshinde ödenen ek tazminat, işe başlatmama tazminatı niteliğinde olmadığından gelir vergisinden muaf değildir. İşveren tarafından ek tazminattan gelir vergisi kesilerek işçi adına vergi dairesine yatırılmıştır. Sözü edilen vergi tutarı sebebiyle işverenin işçiye ödeme yapması mümkün değildir. Ek tazminattan kesilen vergi sebebiyle işverenden tahsile dair hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy