(4857 S. K. m. 25) (2822 S. K. m. 1)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının da üyesi bulunduğu Petrol İş Sendikası arasında 1985 yılından itibaren toplu iş sözleşmeleri imzalandığını, en son imzalanan 19/04/2007 tarihli sözleşme ve protokol gereğince sözleşme dönemi içinde çalışan sendikalı işçilerden sözleşmenin 8. maddesi ve iş yasasının 25/2 maddesi hariç olmak üzere yapılacak işten çıkarmalarda gönüllüler ve SSK dan emeklilik hakkı elde edenlerin esas alınarak yapılacağını, buna göre davacının emeklilik aylığı almaya hak kazanması nedeniyle iş akdinin toplu iş sözleşmesinde belirtilen maddedeki hüküm ve imzalanan protokol gereğince feshedildiğini, yapılan feshin geçerli nedene dayandığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece savunmaya değer verilerek, yapılan feshin toplu iş sözleşmesi ve eki mahiyetindeki protokol hükümlerine göre yapıldığı bu hükmün uygulanmasında sendikalı çalışanlar açısından eşitliğe aykırı herhangi bir uygulama yapılmadığı, emekliliği gelen sendikası üyesi işçilerin iş akitlerinin bu çerçevede feshedildiği, davacı vekilince her ne kadar toplu iş sözleşmesi ve protokol hükümlerinin müvekkilini bağlamayacağı beyan edilmiş ise de sunulan kararların dosyamızdaki somut olayla birebir uyuşmadığı, davacı asilin yapılan protokolde bizzat imzasının olduğu, bu imzanın kendisini bağlayacağı protokole sendika temsilcisi sıfatı olmadan imzalamasından da anlaşılacağı üzere bu protokole kendi adına imza attığı, sonuçta TİS ve bağlı protokol hükümlerinin kendisine uygulanmasını kabul ettiği anlaşılmakla feshin haklı ve geçerli nedenle yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kişinin emeklilik yaşına gelmesi ve emekliliği hak etmesi, aslında belirli yaş olgusu nedeni ile fiziki yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Salt emekliliğe hak kazanma fesih nedeni yapılamaz. Yasanın gerekçesinde işletme, işyeri ve işin gerekleri ile birlikte emekliliğin geçerli neden olarak dikkate alınacağı açıklanmıştır. Ancak Dairemizin kararlılık kazanan uygulamasına göre Personel Yönetmeliğinde veya Toplu İş Sözleşmesinde emekliliğe hak kazanmış personelin iş sözleşmesinin feshedileceğine ilişkin düzenlemeler objektif ve genel bir şekilde uygulandığı takdirde geçerlidir. Başka bir anlatımla emekliliği gelenlerin iş sözleşmelerinin feshedileceğine dair önceden belirlenen kural, objektif ve genel olarak uygulandığı takdirde, salt bu nedenle iş sözleşmesinin feshi geçerli neden olarak kabul edilmelidir. (Dairemizin 13.04.2009 gün ve 2008/24553 Esas, 2009/10401 Karar ).
Dosya içeriğine göre davacının üyesi olduğu sendika ile yapılan Toplu İş Sözleşmesi ve yürürlükte iken imzalanan 19.04.2007 tarihli protokolde sözleşme dönemi içinde işyerinde TİS 8 ve İş Yasasının 25/II maddeleri hariç olmak üzere yapılacak her türlü işten çıkarmada gönüllüler ve emeklilik hakkını elde edenler esas alınarak yapılacağı, emekliliğe hak kazanıp dilekçelerini 1 hafta içinde verenlerin emeklilik tarihini takip eden 12 ay geçtikten sonra Ocak veya Temmuz ayında emekli olacağı, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödeneceği, kendi rızası ile emekli olmak istemeyen işçilerin iş akitlerinin emekliliğe hak kazandıkları gün işverence feshedilebileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan bu kural Toplu İş Sözleşmesi kapsamında çalışan tüm işçilere objektif ve genel olarak uygulandığı takdirde geçerlidir. Aksi halde fesih geçerli kabul edilemez. Somut uyuşmazlıkta mahkemece anılan kuralın objektif ve genel olarak uygulanıp uygulanmadığı somut olarak araştırılmadan karar verilmiştir. Anılan kuralın emekliliği gelen ve TİS kapsamı içinde kalan tüm işçilere uygulandığı, kısaca işyerinde halen emekliliği gelen TİS kapsamında çalışan işçi bulunmadığı tespit edildiği takdirde şimdiki gibi, aksi halde ise feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy