(4857 S. K. m. 2, 6)
Dava: Davacı vekili, davacı işçinin davalı asıl işveren Edirne Belediyesi işyerinde diğer davalı alt işverenler işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatıyla yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalı işverenlerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle her alt işveren hakkında hüküm fıkrasında ayrı ayrı sorumluluk yüklenerek son alt işveren T... şirketinin kendi dönemindeki süre üzerinden kıdem tazminatı ve fazla çalışma alacağından, tüm süre üzerinde ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağından, diğer alt işverenlerin kendi dönemindeki kıdem tazminatı ve fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarından, davalı asıl işverenin ise 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 2 ve 6 ncı Maddeleri uyarınca davalı şirketlerle sorumluluklarına, her davalı aleyhine ayrı ayrı vekalet ücreti takdirine, kararın Bulut şirketi yönünden miktar itibarıyla kesin olduğuna karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı Belediye, T... ve O... şirket vekilleri tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Kar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, Gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacı işçinin davalı asıl işveren Edirne Belediyesi işyerinde diğer davalı alt işverenler işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatıyla yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalı işverenlerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Belediye vekili, davacıyı Belediye başkanlığının çalıştırmadığını, şirketlerden hizmet satın alındığını, bu sebeple kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, Belediyeden hiçbir alacağının bulunmadığını beyan ederken, davalı T... Ltd. Şti vekili kendilerinin Belediyeden 3 aylık bir dönem için hizmet alımı yapıldığını, şirkette hiçbir alacağının bulunmadığını savunmuş, diğer davalılar yargılamayı takip etmemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan hesap raporuna itibar edilerek, davalı belediyenin asıl işveren olarak 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 2 nci maddesi uyarınca, davalı T... şirketinin son alt işveren olarak, diğer alt işverenlerin ise kendir dönemleri ve devir sebebiyle önceki süreden aynı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca sorumlu oldukları, davacının hafta tatilini kullandığı, bayram ve genel tatillerde çalıştığı, fazla mesai yaptığı, iş sözleşmesinin ihale bitimi sebebiyle feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle her alt işveren hakkında hüküm fıkrasında ayrı ayrı sorumluluk yükleyerek son alt işveren T... şirketinin kendi dönemindeki süre üzerinden kıdem tazminatı ve fazla çalışma alacağından, tüm süre üzerinde ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağından, diğer alt işverenlerin kendi dönemindeki kıdem tazminatı ve fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarından, davalı asıl işverenin ise 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 2 ve 6 ncı Maddeleri uyarınca davalı şirketlerle sorumluluklarına, her davalı aleyhine ayrı ayrı vekalet ücreti takdirine, kararın B... şirketi yönünden miktar itibarıyla kesin olduğuna karar verilmiştir.
4857 Sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesi uyarınca, Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine dair yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereğiyle teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işverenle birlikte sorumludur. Buradaki sorumluluk teselsül sorumluluğu olup, asıl ve alt işveren müştereken ve müteselsilin sorumludur.
İşyerinin tamamının veya bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devri işyeri devri olarak tanımlanabilir. 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 6 ncı maddesinde, işyerinin bir bütün olarak veya bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak başkasına devri halinde mevcut iş sözleşmelerinin devralana geçeceği düzenlenmiştir. Bu anlatıma göre, alt işverence asıl işverenden alınan iş kapsamında faaliyetini yürüttüğü işyerinin tamamen başka bir işverene devri 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 6 ncı maddesi kapsamında işyeri devri niteliğindedir. Dairemizin kökleşmiş içtihatları bu yöndedir. Devir halinde devralan tüm hak ve borçlarıyla işyerini devraldığından işçinin önceki alt işverende gerçekleşen haklarından sorumludur. Devreden işverenin de kendi dönemindeki süre ve ücret üzerinden kıdem tazminatıyla işçilik ücret alacaklarından sorumluluğu vardır.
Dosya içeriğine göre davacının davalı asıl işveren Belediye işyerinde ihale ile iş alan itfaiye hizmetleri işinde çalıştığı, davalı Belediyeyle diğer davalı şirketler arasında asıl alt işveren ilişkisi bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece asıl alt işveren ilişkisinin kabul edilerek ve son alt işverenin devir ve onun döneminde gerçekleşen ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağından davalı asıl işverenle birlikte sorumluluklarına karar verilmesi isabetlidir.
Diğer taraftan davalılarda son alt işveren T... şirketinin tüm kıdem tazminatıyla ondan önceki alt işverenin de diğer devraldığı işverende gerçekleşen işçilik alacağından sorumlu olduğu dikkate alınmadan karar verilmiş ise de davacı temyizi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak karar aşağıdaki yönlerden hatalı bulunmuştur.
1. Yukarda açıklandığı üzere devreden alt işverenler kendi döneminde ve daha önceki alt işverenlerde geçen süre ve devir tarihi kabul edilen ihalenin bittiği tarihteki ücret üzerinden kıdem tazminatından sorumludur. Kıdem tazminatının fesih tarihindeki ücret üzerinden hesaplanarak daha önceki alt işverenlerin sorumluluklarının belirlenmesi hatalıdır. Bu sebeple T... şirketinden önceki alt işveren O... şirket temsilcisinin temyiz nedeni yerindedir.
2. Davalı Belediye Başkanlığı'nın asıl işveren, davalı alt işverenlerin ise devreden ve devralan işveren olarak müteselsil sorumlulukları bulunduğundan, usulü kazanılmış hak da dikkate alınarak, tek hüküm altında sorumlu oldukları alacak miktarları belirlenmeli ve aleyhlerine tek vekalet ücretine karar verilmelidir. Kendisini vekille temsil eden davalılar aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi isabetsiz olup kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 11.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy