(2821 S. K. m. 12, 63) (4721 S. K. m. 83)
Dava: Davacı, sendika olağan genel kurulunun iptali ve seçimlerin yenilenmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerimde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi N.Çoruh tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, sendika olağan genel kurulunun iptali ve organ seçimlerinin yenilenmesine ilişkindir.
Davacı, davalı Türk Harb-İş Sendikanın 29-30 Eylül 2007 tarihlerinde yapılan olağan genel kurulunun organ seçimlerinde kendisinin Sendika Genel Mali Sekreterliğine aday olduğunu ve bir oy farkla seçimi kaybettiğini, seçimlerde oy kullanan Yakup Yağlı'nın Ankara 4. İş Mahkemesi'nin 28.2.2008 tarih ve 2008/90-116 sayılı karar ile 10.6.2006 tarihli şube başkanlığı seçiminin iptal edildiği, dolayısıyla üst kurul delegeliğinin de sona erdiğini, bunun sonucu sendika olağan genel kurulunda kullandığı oyun kendiliğinden geçersiz hale geldiğini, geçersiz bu oyun organ seçimlerinin özellikle kendi seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde olduğunu belirterek davalı sendikanın 29-30 Eylül 2007 tarihinde yapılan olağan genel kurulunun iptali ile seçimlerin yenilenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın süresinde açılmadığını, bir ve herhalde üç aylık hak düşürücü sürenin geçirildiğini, kaldı ki davacının genel kurula katıldığını, genel kurulda Yakup Yağlı'nın genel kurala katılmasına ve oy kullanmasına herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi Yakup Yağlı'nın aynı listede aday olduklarını birlikte seçimi kaybettiklerini, Yakup Yağlı'nın şube başkanlığı seçimin iptali kararının sendika genel kurulu kesinleştikten sonra verildiğini, iptal kararlarını geriye yürümeyeceğini iş bu davayı açmasının hakkın kötüye kullanmak olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece dava sendika genel kurulunda alınan kararların iptaline ilişkin olmadığı, genel kurula katılmaması gereken kişinin genel kurala katılıp oy kullanmasına ilişkin bir iptal istemi olduğu gerekçesiyle davanın süresinde açıldığı kabul edilerek usulsüz olarak genel kurula katılan Yakup Yağlı'nın oy kullanması seçim sonuçlarının etkiler nitelikte olduğundan davanın kabulüne, 29-30 Eylül 2007 tarihinde yapılan davalı Harbi-İş Sendikasının Olağan genel kurulunun iptali ile seçimlerin yenilenmesine karar verilmiştir.
Davalı sendika; davanın süresinde açılmadığını, bunun hak düşürücü süre olduğu, davacının Yakup Yağlı ile birlikte aynı listede genel kurulda aday olduğunu, kaldı ki, Ankara 4. İş Mahkemesinin Yakup Yağlı hakkındaki kararının sendika olağan genel kurulunun yapılmasından sonra kesinleştiğini, iptal kararının geriye yürümeyeceğini eksik inceleme ile karar verildiği gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden genel mali sekreteri olan davacının genel kurul toplantısına doğal delege olarak katıldığı gibi Ankara 1 No'lu Şube başkanlığı seçimi iptal edilen Yakup Yağlı ile birlikte aynı grup içerisinde bulunarak sendika başkanlığına genel başkan yardımcısı olan Abdullah Erol'u, Yakup Yağlı'nın genel eğitim sekreterliğine aday gösterdiği ve kendisinin de genel mali sekterliğine aday olduğu, yapılan organ seçimlerde davacının bulunduğu bu grubun bir iki oy farkla seçimleri kaybettiği saptanmıştır. Bu durumda davacı ile birlikte hareket eden Yakup Yağlı'nın kendisine ve davacıya oy vermemesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacının Yakup Yağlı'nın şube başkanlığı seçimimin iptali kararı kesinleştikten sonra bu kişinin oy kullanması sonucu kendisinin seçimi kaybettiği iddiası ile dava açması iyi niyetle bağdaşmaz.
Diğer taraftan 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun da 12. maddesi uyarınca sendika olağan genel kurul kararının iptaline ilişkin açılacak davaların hangi sürede açılması gerektiği konusunda bir açıklık bulunmamaktadır. Bu durumda aynı yasanın 63. maddesinde belirtildiği gibi bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanunun bu kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanması gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 83. maddesi uyarınca toplantıda hazır bulunan ve kanuna veya tüzüğe aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına katılmayan üyeler iptal davası açabilir. Davacı olağan genel kurulda hazır bulunduğu halde toplantıya alınan kararlara ve seçim sonuçlarına Türk Medeni Kanunun 83. maddesin de öngörülen bir aylık hak düşürücü süre içerisinde itirazda bulunmamıştır. Davacının bu süreyi geçirdikten sonra işbu dava açtığından davanın hak düşürücü sürenin geçirilmesi sebebiyle reddine karar verilmesi gerekir iken genel kurala katılmaması gereken kişinin katılması ve oy kullanmasının genel kurulun oluşuna ilişkin olduğu gerekçesiyle her zaman dava açılabileceği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
O halde davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 12.5.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy