(4857 S. K. m. 20)
Dava ve Karar: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesiniistemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik HakimiS.Bıçaklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı sözleşmesinin haklı vegeçerli neden olmaksızın işverence feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine, işe iadeye ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı feshin haklı nedene dayandığını, ilgili bölge müdürünün16.5.2008 tarihinde eczacı H. K.'a yaptığı ziyaret sırasında bu kişi tarafından davacının kendisinden tek başına 2007 yılında 300 adet Deva firmasının ilacını alıp yerine başka ilaç getireceğini söylediğini, bunun değerinin 7.500 tl olduğu, davacının o güne kadar getirdiği ilaçları düştüğünde 1.800 tl borcu olduğunu söylediğini, bu eczacının ayrıca dilekçe ile işverene başvurduğunu, olayı doğruladığını ifade ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemecesözleşmenin davacının davalı firma ilaçlarının başka firma ilaçları ile takas yaptığı ve sonucunda eczaneye borcu bulunduğundan bahisle feshedilmiş olduğu, takasın yapıldığı belirtilen eczane sahibi H. K. ile davacı arasında bu yönde yazılı bir takas ya da borç işlemi tespit edilemediği, davacının olayı inkar ettiği, borç miktarına nazaran uyuşmazlığın yazılı şekilde ispatının gerektiği, fesih yazısında borcun ilk paragrafta 1.800 tl, ikinci paragrafta 1.700 TL olarak belirtildiği, eczane sahibinin davalı şirkete verdiği yazılı belgede alacağının 1.805 tl, talimat yoluyla alınan beyanında 1.800 tl olduğunu belirttiği, miktar konusunda çelişik rakamların beyan edildiği, feshin geçerli nedene dayandığının kanıtlanamadığı değerlendirilerek işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, eczacı Halil Kaynak tarafından işverene başvurularak, tıbbi tanıtım sorumlusu olarak çalışan davacının eczanesinden Deva firmasına ait bir ilaçtan 300 adedini alarak yerine başka ilaç göndereceğini söylediği, bu miktarı halen kendisine vermediği ve halen 1.805 TLborcu bulunduğu bildirilmiştir. İşverence alınan savunmasında davacı, eczanenin elindeki Deva firmasına ait bu ilaçları Deva'nın mümessilinin alıp kendisinin bir başka ilacın satışını yapmasını sağladığı, bölgeden ayrılmış olduğu için kendisinin eczacı ile muhatap kaldığını beyan ederek olayı kabul etmemiştir.
Yargılama sırasında dinlenen eczacı H. K., eczaneyi ilk açtığında firmalardan yüklü miktarda ilaç aldığını, davacının1-1,5 yıl önce eczanesine gelip Deva firmasına ait 300 kutu deklariti aldığını, karşılığında ilaç getireceğini söylediğini, bu teklifi davacının kendisine yaptığını, ilaçların bir kısmını getirdiğini, kalan1.800 tl'lik kısmını getirmediğini, ulaşma çabalarından sonuç alamadığını, firmasına başvurup müdürü ile görüştüğünü, ilaç takasının firması tarafından yasaklanmış olduğunu, zaten davacının da kimse duymasın dediğini beyan etmiştir. Davacının bölge müdürü olan tanık da ilgili eczacının kendisine savunmada belirtilen beyanda bulunduğunu, davacı hakkında soruşturma yaptıklarını, sözleşmesini sona erdirdiklerini belirtmiştir.
Açıklanan delil durumuna göre, davacının başka ilaç firmasına ait bir miktar ilacın takasını yaptığı, ilgili eczacıya bir kısım borcunu ödememesi nedeniyle durumun ortaya çıktığı, yazılı belgeler ve davalı tanık anlatımları ile sabittir. Firma kurallarına göre ilaç takasının yasaklanmış olduğu, etik ilkelerine de durumun aykırılığı anlaşılmaktadır. Davacı ile eczacı arasında yazılı sözleşme bulunmaması olayların gelişimine uygundur. Bu anlamda eczacı tarafından şikayet dilekçesinde bir liste de sunulmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Hüküm: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1) Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2) Davanın REDDİNE,
3) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4) Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı (78.30 ) YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 575.- YTL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 26.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy